Kadınları ve LGBTİ+’ları hedef alan toplumsal cinsiyet temelli şiddet, Türkiye’de erkek egemen siyasetin yıllar içinde giderek daha fazla çözümsüzlüğe hapsettiği, kadınların da giderek daha da büyüyen bir ısrar, istikrar ve mücadele ile toplumsal hayatın, medyanın ve siyasetin gündeminde tutmayı başardığı en önemli sorunlardan biri.
Bu görünürlüğün arkasında elbette kadın hareketinin her gün kampüslerde, iş yerlerinde, sokaklarda, hanelerde ve son yıllarda dijital mecralarda ördüğü bir dayanışmanın 150 yılı aşan tarihsel birikimi var.
Ancak bu uzun yolculukta, kadınları ve LGBTİ+’ları Türkiye’nin dört bir yanında yan yana getiren ve mücadelelerini daha geniş kitlelere duyurmalarını sağlayan özel tarihlerin önemi de yadsınamaz.
‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’
25 Kasım da o tarihlerden biri. 26 yıl önce bugün, Birleşmiş Milletler (BM) kararıyla (1999), şiddete karşı evrensel farkındalığı artırmak amacıyla “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak ilan edildi.
Kadınları on yıllardır hâlâ temel kazanımlarını korumak ve şiddete karşı korunmak için aynı sloganlarla, usanmadan yan yana getiren günlerden biri olan 25 Kasım, sadece takvim yapraklarında alelade bir gün değil; arkasında hem trajedi hem direniş tarihi var.

Mücadelenin evrensel sembolü: ‘Mirabel Kardeşler’
Birleşmiş Milletler’in 25 Kasım’ı uluslararası mücadele günü olarak seçmesinin nedeni, 1960 yılında dikta rejimiyle yönetilen Dominik Cumhuriyeti’nde meydana gelen bir olaya dayanıyor:
Diktatör Rafael Trujillo’ya muhalif oldukları bilinen ve “Mirabel Kardeşler” olarak tanınan üç kız kardeş, Trujillo’nun: “Ülkede iki tehlike var: kilise ve Mirabal Kardeşler!” açıklamasından 23 gün sonra, diktatörün, onları yolda durduran yandaşları tarafından arabalarından indirilerek önce tecavüze maruz bırakıldılar, ardından öldürüldüler. Kardeşlerin cesetleri bir uçurumdan aşağıya atıldı ve basında “trafik kazası” olarak gösterildi.
Bu olayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçtikten sonra Trujillo öldürüldü ve Şubat 1963’de Dominik Cumhuriyeti demokratik yöntemlerle oy kullanarak hükûmetini seçti. Diktatörün devrilmesinin bedelini hayatlarıyla ödeyen üç kız kardeş, cinsiyet temelli şiddete karşı mücadelenin de sembolü oldu.

‘Dayağa Karşı Yürüyüş’, ‘Cinsel Tacize Karşı Mor İğne’
Türkiye’de ise kadına yönelik şiddete karşı mücadelede 1980’lerin ortası bir dönüm noktası. Bu dönem, feminist hareketin sokağı hareketlendiren ilk büyük kampanyaları örgütlediği yıllar olarak öne çıkıyor.
1982-’85 yıllarında feminist gruplar arasında şiddetle ilgili ortak bir dil geliştirmek için başlayan toplantı ve sohbetler, 1987’de “Dayağa Karşı Yürüyüş” adıyla ilk kitlesel feminist sokak eyleminin yolunu açtı.
“Dayak kader değildir” sloganıyla Taksim’de toplanan kadınların yürüyüşünü, 1987-1989 yılları arasında yapılan “Cinsel Tacize Karşı Mor İğne” kampanyası takip etti. “Hiç acımadan batırın, tetanos yapmaz” sloganıyla hafızalara kazınan kampanya, kamusal alanda cinsel tacizin bir suç olarak görülmesini sağladı ve Türkiye’de feminist öz savunma geleneğinin temellerini attı.
Bu dalgayı 90’lı yıllarda Mor Çatı’nın açılmasıyla artan kadın sığınakları, 2000’lerin başlarında TCK ve Medeni Kanun reformları takip etti. Mücadele 2010’dan bu yana feminist kampanyalar, ifşa dalgaları ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi etrafında devam ediyor.
“Dayağa Karşı Yürüyüş”ün çağrı metnini okumak için tıklayın.
“Dayağa Karşı Yürüyüş” eylemini Feminist Dergi’nin Ekim 1987 sayısından okumak için tıklayın.

Kadına yönelik şiddete karşı mücadelede veriler ne anlatıyor?
Anıt Sayaç’ın verilerine göre, 2025’te 411 kadın öldürüldü. Toplumsal cinsiyet temelli şiddetin sadece cezalandırılması değil, önlenmesi konusunda da Avrupa’da en kapsamlı metin olan İstanbul Sözleşmesi, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 1 Temmuz 2021’de resmen yürürlükten kaldırıldı.
Kadınlara ve LGBT+’lara yönelik şiddeti “insan hakkı ihlali” olarak tanımlayan ilk bağlayıcı metin olan İstanbul Sözleşmesi, “Önleme – Koruma – Kovuşturma – Politikalar” modeliyle devletlere sorumluluklar yüklüyor ve önemli bir paradigma değişimine işaret ediyordu.
Türkiye’nin taraflarından biri olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden çıktığı yıldan bu yana Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre;
- 2021’de 280 kadın öldürüldü, 217 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti.
- 2022’de 334 kadın erkekler tarafından öldürüldü.
- 2023’te 315 kadın öldürüldü, 248 ölüm şüpheli olarak kayıtlara geçti.
- 2024’te en az 394 kadın öldürüldü, 259 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.
Bu verilerin yayınlandığı raporlara göre, öldürülen kadınlar çoğunlukla eşleri, boşandıkları eşleri, ayrıldıkları sevgilileri, babaları ya da yakın akrabalarının işlediği cinayetler sonucu yaşamdan koparıldı.

İl il 25 Kasım ajandası
“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” için illere göre toplanma yerleri ve saatleri şöyle:
İstanbul
25 Kasım Platformu İstanbul için “Pankartımız hazır; öfkeni, isyanını, direncini al gel” mesajıyla kadınları bu yıl da Taksim Tünel’de buluşmaya çağırıyor.
Saat: 19.30
Yer: Taksim Tünel
Ankara
Saat: 19.00
Yer: İnsan Hakları Anıtı
Ankara – ODTÜ
Tarih: 24 Kasım Pazartesi
Saat: 20.00
Yer: 5. Yurt Önü
İzmir
Saat: 18.30
Yer: Penguen Kitabevi Önü
Adana
Saat: 18.00
Yer: Atatürk Parkı
Kocaeli
Saat: 18.30
Yer: İzmit Merkez Bankası Önü
Eskişehir
Saat: 18.30
Yer: Espark Bağlar Kapısı
Bursa
Saat: 19.00
Yer: Fomara Meydanı
Balıkesir Merkez
Saat: 18.00
Yer: Salih Tozan Kültür Merkezi
Edremit
Saat: 16.30
Yer: Edremit Cumhuriyet Meydanı
Burhaniye
Saat: 11.30
Yer: Eski Kütüphane Önü
Gömeç
Saat: 15.00
Yer: Saadettin Baycan Parkı
Ayvalık
Saat: 17.30
Yer: Öğretmen Evi
Antalya
Saat: 18.00
Yer: Kapalıyol Halkbankası Önü
Bolu
Saat: 17.45
Yer: İzzet Baysal Anıtı
Çanakkale
Saat: 17.00
Yer: Eski Salı Pazarı
Kuşadası
Saat: 18.30
Yer: Meteoroloji Kavşağı
Söke
Saat: 16.00
Yer: Hükümet Meydanı
Aydın
Saat: 17.30
Yer: Taş Köprü
Didim
Saat: 16.30
Yer: Didim Belediye Önü
Dersim
Saat: 17.30
Yer: Sanat Sokağı
Urfa
Saat: 17.30
Yer: Novada Park ATM Önü
Van
Saat: 18.00
Yer: Van AVM Önü
Diyarbakır
Saat: 16.00
Yer: Eski Cezaevi
Elazığ
Saat: 16.00
Yer: PTT Meydanı