<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alp Ozan Gül, Mefhum&#039;da yazıyor...</title>
	<atom:link href="https://www.mefhumdergi.com/author/alp-ozan-gul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.mefhumdergi.com/author/alp-ozan-gul/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Feb 2026 13:18:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/08/cropped-facicon-32x32.png</url>
	<title>Alp Ozan Gül, Mefhum&#039;da yazıyor...</title>
	<link>https://www.mefhumdergi.com/author/alp-ozan-gul/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Askeri Keynesçilik&#8217;: Rusya&#8217;nın kaldıracı Avrupa&#8217;da işe yarar mı?</title>
		<link>https://www.mefhumdergi.com/askeri-keynescilik-rusyanin-kaldiraci-avrupada-ise-yarar-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alp Ozan Gül]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 13:17:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Keynesçilik]]></category>
		<category><![CDATA[manset]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mefhumdergi.com/?p=3804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya ordusunun, 24 Şubat 2022&#8217;de Ukrayna’ya askeri operasyon başlatmasının ardından Rusya’ya yönelik başta ABD olmak üzere batı ülkeleri&#8230;</p>
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/askeri-keynescilik-rusyanin-kaldiraci-avrupada-ise-yarar-mi/">&#8216;Askeri Keynesçilik&#8217;: Rusya&#8217;nın kaldıracı Avrupa&#8217;da işe yarar mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;" align="justify">Rusya ordusunun, 24 Şubat 2022&#8217;de Ukrayna’ya askeri operasyon başlatmasının ardından Rusya’ya yönelik başta ABD olmak üzere batı ülkeleri tarafından uygulanan yaptırımların ve uluslararası finansal sistemden dışlamanın sonucu olarak, uluslararası finans kuruluşları ve batılı siyasetçiler Rusya ekonomisinin büyük bir yıkıma uğrayacağını öngörüyordu. Dönemin ABD Başkanı Joe Biden, operasyonun başlangıcıyla aynı gün yürürlüğe giren <span style="color: #467886;"><u><a href="https://home.treasury.gov/news/press-releases/jy0608">yaptırımlara</a></u></span> dair yaptığı açıklamada Rusya ekonomisinin büyük bedeller ödeyeceğini <span style="color: #467886;"><u><a href="https://bidenwhitehouse.archives.gov/briefing-room/speeches-remarks/2022/02/24/remarks-by-president-biden-on-russias-unprovoked-and-unjustified-attack-on-ukraine/">belirtiyordu</a></u></span>. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de benzer şekilde, yürürlüğe giren yaptırımlar aracılığıyla Rusya ekonomisini zayıflatacaklarını <span style="color: #467886;"><u><a href="https://ec.europa.eu/commission/presscorner/api/files/document/print/en/statement_22_1332/STATEMENT_22_1332_EN.pdf">söylüyordu</a></u></span>.</p>
<p style="text-align: left;" align="justify">Batılı siyasetçilerin beklentilerin, benzer şekilde uluslararası finans kuruluşları da paylaşıyordu. Dünya Bankası’nın 22 Nisan 2022 tarihli <span style="color: #467886;"><u><a href="https://documents1.worldbank.org/curated/en/099053504222211133/pdf/IDU0c72f82f302430046a80b0400a3effeb3e549.pdf">belgesinde</a></u></span>, Rusya ekonomisinin “çok sert bir şekilde vurulacağı” ve buna paralel olarak 2,6 milyon Rus vatandaşının ulusal yoksulluk sınırının altına düşeceği öngörülüyordu. Rapor dahilinde 2022 yılında Rusya ekonomisinin yüzde 11,2 oranında daralacağı tahmin edilmesine rağmen bu tahminin aksine Rusya ekonomisi 2022 yılında belirtilen orandan daha az, yüzde 2,1 <span style="color: #467886;"><u><a href="https://documents1.worldbank.org/curated/en/099053504222211133/pdf/IDU0c72f82f302430046a80b0400a3effeb3e549.pdf">daraldı</a></u></span>. Takip eden yıllar için de tahminlerin tutmadığı görüldü. Dünya Bankası’nın 2023 yılı için büyüme tahmin oranı yüzde 0,6 iken gerçekleşen büyüme yüzde 3,6; 2024 yılı için yüzde 1,3 iken yüzde 4,3 oldu. Yine raporda belirtilen 2,6 milyon insanın yoksulluk sınırı altına düşeceği beklentisinin aksine, 2021-2023 yılları arasında yoksulluk oranı yüzde 11’den yüzde 9,3’e; kişi sayısı 16 milyondan 13,5 milyona <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.reuters.com/world/europe/poverty-level-russia-dropped-93-2023-says-statistics-service-2024-03-06/">düştü</a></u></span>.</p>
<h2 style="text-align: left;" align="justify">Rusya&#8217;nın ekonomik kaldıracı</h2>
<p style="text-align: left;" align="justify">Rusya’ya dair beklentilerin aksi yönde ortaya çıkan bu tablonun anlaşılmasında <span style="color: #467886;"><u><a href="https://journals.sagepub.com/doi/10.1177/0306396810363049">“askeri Keynesçilik”</a></u></span> kavramı açıklayıcı olabilir. Bu kavrama göre, devletlerin askeri harcamalarda gerçekleştirdikleri artış, diğer kamu harcamalarındaki artışın sonuçlarına benzer şekilde <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0161893808000240">ulusal ekonomiyi canlandırıcı bir işlev</a></u></span> görür. Savunma sanayisine yönelik yapılan harcamalar savunma ve bağlı sektörlerdeki talebi artırarak toplam üretim çıktısında artış sağlanmasına yol açar; buna bağlı olarak işsizlik oranlarında düşüş yaşanır ve işgücü piyasasındaki daralma aracılığıyla da <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.ecb.europa.eu/press/economic-bulletin/articles/2025/html/ecb.ebart202506_01~d41c118e13.en.html">reel ücretlerde artış gerçekleşir</a></u></span>. Bu durumun sonucu olarak oluşan harcanabilir gelirdeki artış, <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.imf.org/external/pubs/ft/wp/2012/wp12150.pdf">çarpan etkisi</a></u></span> yaratarak ulusal ekonominin diğer sektörlerinde de büyümeye yol açar.</p>
<p style="text-align: left;" align="justify">2021-2024 yılları arasındaki Rusya ekonomisine dair veriler incelendiğinde, kavramın ifade ettiği senaryoya uygun nitelikte bir tablo gözlemleniyor. 2021 yılında devletin savunmaya yaptığı harcama 65,9 milyar dolar iken bu sayı 2024 yılında yüzde 126’lık bir artışla 149 milyar dolara erişti; savunma harcamalarının GSYH içindeki payı ise yüzde 3,7’den yüzde 7,1’e <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.sipri.org/sites/default/files/2025-04/2504_fs_milex_2024.pdf">yükseldi</a></u></span>. Savunma harcamalarındaki artışla aynı zaman aralığında işsizlik yüzde 4,8’den yüzde 2,5’e düştü ve reel ücretlerde yüzde 19,1 oranında <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.cbr.ru/eng/statistics/ddkp/mo_br/">artış gerçekleşti</a></u></span> . Reel ücretlerdeki ve işsizlik verilerindeki bu iyileşme Rusya’ya karşı uygulanan ekonomik yaptırımlara rağmen gerçekleşti, yaptırımların sonucu olarak 2021 yılında net ihracatın Rusya GSYH’si içerisindeki payı yüzde 9,4 iken bu oran 2024 yılında yüzde 4,3’e <span style="color: #467886;"><u><a href="https://datacatalog.worldbank.org/search/dataset/0037712/world-development-indicators">düştü</a></u></span>. Savunma harcamalarındaki artış, iç piyasada talep artışına yol açarak ihracat gelirlerindeki düşüşün ve yaptırımların diğer etkilerinin yarattığı olumsuz sonuçları <span style="color: #467886;"><u><a href="https://thedocs.worldbank.org/en/doc/661f109500bf58fa36a4a46eeace6786-0050012024/related/GEP-Jan-2024-Analysis-ECA.pdf">sübvanse etti</a></u></span>. Elbette bu veriler ele alınırken savunma harcamalarındaki artışın yarattığı etkiler, ulusal ekonomiyi etkileyen diğer faktörler ve devletin süreçte takip ettiği maliye ve para politikaları ile bir arada ele alınmalı.</p>
<h2 style="text-align: left;" align="justify">Rusya&#8217;nın kabusunu Avrupa mı görüyor?</h2>
<p style="text-align: left;" align="justify">Rusya’da bu tablo ortaya çıkarken Rusya devleti bunu bir kalkınma-ekonomi stratejisi olarak konumlandırmadı. Ortaya çıkan tablo, siyasi aktörlerin bilinçli tercihlerinden ziyade savaş koşullarının yarattığı ihtiyaçlar ve Rus savunma sanayisinin <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.sipri.org/sites/default/files/2022-03/fs_2203_at_2021.pdf">halihazırda dünyadaki en büyük savunma sanayilerinden biri olmasıydı.</a></u></span> Savunma sanayisinin yüksek üretim kapasitesi, savaş sonucu doğan yüksek talebin yurt dışına yönelmesini büyük oranda <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.sipri.org/sites/default/files/2025-03/fs_2503_at_2024_0.pdf">kısıtlayarak</a></u></span> ulusal ekonomide canlanmaya yol açtı.</p>
<p style="text-align: left;" align="justify">Rusya’da savaş koşulları ve yaptırımlara rağmen ekonomide yaşanan olumlu tabloya karşın Avrupa ekonomisinde bunun tersi yönde bir tablo ortaya çıktı. Savaşın başladığı 2022 yılında Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’da ekonomi, 2022 yılında esas olarak pandemi sonrası toparlanma <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.bundesbank.de/en/tasks/topics/federal-statistical-office-german-economy-grows-by-1-9-in-2022-903104">nedeniyle</a></u></span>  yüzde 1,8 oranında <span style="color: #467886;"><u><a href="https://databank.worldbank.org/reports.aspx?country=DEU&amp;source=2">büyürken</a></u></span> takip eden 2023 yılında <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.destatis.de/EN/Press/2024/01/PE24_019_811.html">yüzde 0,3</a></u></span>, 2024 yılında <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.destatis.de/EN/Press/2025/01/PE25_019_811.htm">yüzde 0,2</a></u></span> daraldı. Ekonominin daralmasında Avrupa’nın Rusya’dan enerji ithalatına getirdiği kısıtlamalar sonucu oluşan yüksek enerji fiyatları önemli <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.imf.org/-/media/files/publications/selected-issues-papers/2023/english/sipea2023059.pdf">rol oynadı</a></u></span>.</p>
<h2 style="text-align: left;" align="justify">Batı&#8217;da daralmadan çıkışın anahtarı &#8216;askeri keynesçilik&#8217; mi?</h2>
<p style="text-align: left;" align="justify">Avrupa, ekonomideki bu olumsuz tabloyu tersine çevirmeye yönelik girişimlerinde askeri harcamaları da öncelikli bir araç olarak kullanmayı planlıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Ağustos 2025 tarihinde yaptığı açıklamada “artan savunma harcamalarının ekonomideki büyümenin motoru” olacağını <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.nato.int/en/news-and-events/events/transcripts/2025/08/27/speech">söyledi.</a></u></span> Benzer şekilde o tarihteki Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josip Borrell, Kasım 2023 tarihinde yaptığı açıklamada “savunma harcamalarının israf olmadığı” ve “yeni işler yaratacağı ve inovasyonu artıracağı” görüşünü <span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.eeas.europa.eu/eeas/powering-european-defence_en">paylaştı</a></u></span>. Bu anlayışla uyumlu olacak biçimde Avrupa Komisyonu, Mart 2025’te “Rearm Europe/Readiness 2030” planını duyurdu. Bu plan, AB üyesi ülkelerin savunma harcamalarını artırmaya yönelik somut hukuki ve finansal araçları tanımlarken, bu araçlar aracılığıyla üye ülkeler tarafından 800 milyar EUR tutarında askeri yatırım yapılmasını <span style="color: #467886;"><u><a href="https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/qanda_25_790">hedefliyor</a></u></span>.</p>
<h2 style="text-align: left;" align="justify">SAFE Programı</h2>
<p style="text-align: left;" align="justify">Plan kapsamında somut bir finansman mekanizması olması itibarıyla ön plana “SAFE” finansal programı çıkıyor. Program, AB üyesi ülkelere savunma harcamalarında kullanılmak üzere 150 milyar EUR tutara kadar piyasa koşullarına kıyasla daha uzun vadeli ve daha ucuz krediye erişim imkânı tanıyor. Programdan faydalanabilmenin en önemli şartlarından biri temin edilen kredilerle yapılacak satın almalarda, ürünlerin bileşenlerinin en az yüzde 65’inin AB veya Ukrayna’da üretilmiş olma zorunluluğu, bu zorunluluk ile temin edilen kredilerin doğrudan Avrupalı üreticilere yapılan ödemelerde kullanılması buna bağlı olarak Avrupa ekonomisine katkı sunması <span style="color: #467886;"><u><a href="https://defence-industry-space.ec.europa.eu/eu-defence-industry/safe-security-action-europe_en">hedefleniyor</a></u></span> benzer amaçla krediler kullanılarak yapılacak satın almalarda sözleşmelerin Avrupa’da yerleşik firmalarla yapılması zorunlu tutuluyor. Bu bağlamda önemli bir nokta; dünyanın en büyük savunma sanayi üreticisi ve AB’nin bir numaralı ortağı ABD’ye program kapsamında herhangi bir ayrıcalık tanımlanmıyor olması.</p>
<p style="text-align: left;" align="justify">Oluşturulan finansman mekanizmaları ve halihazırda Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarındaki yaptığı artışa rağmen bu adımların Avrupa’da Rusya’dakine benzer sonuçlara yol açacağı ise şüpheli, bu şüphenin oluşmasında Rusya ve Avrupa savunma sanayileri arasındaki farklılıklar önemli faktörlerden biri.</p>
<h2 style="text-align: left;" align="justify">Model, Avrupa&#8217;da etkili olur mu?</h2>
<p style="text-align: left;" align="justify">Bu farklılıklardan ilki, Rusya savunma sanayisi, sahiplik yapısı itibarıyla <span style="color: #467886;"><u><a href="https://home.treasury.gov/news/press-releases/jy0838">devlet kontrolünde</a></u></span> iken Avrupa genelinde savunma sanayisi, devletlerin önemli bir payı olmakla beraber <span style="color: #467886;"><u><a href="https://epthinktank.eu/2026/02/09/european-defence-industry/">özel sektör kontrolünde</a></u></span>. Bu durum, Rusya devletinin sektör üzerinde yüksek düzeyde kontrolünü sağlayarak savaş koşullarının yarattığı talebin karşılanması, bu bağlamda üretimin hızlı bir şekilde artırılması ve üretimin koordinasyonu konusunda Rusya’ya Avrupa’ya kıyasla önemli bir avantaj sağlıyor. Rusya’da üretimdeki hızlı artış, işgücüne olan ihtiyacın da <span style="color: #467886;"><u><a href="https://csis-website-prod.s3.amazonaws.com/s3fs-public/2025-06/250605_Snegovaya_Wartime_Economy.pdf">hızla artmasını</a></u></span> beraberinde getirdiği için savunma harcamalarındaki artış kısa sürede çarpan etkisiyle ulusal ekonomiyi canlandırıcı bir rol oynadı. Avrupa’da ise bu farklılıktan kaynaklı savunma harcamalarındaki artışın doğrudan üretimde ve işgücüne olan ihtiyaçta artışa yol açması pek olası görünmüyor.</p>
<p style="text-align: left;" align="justify">Avrupa ve Rusya arasındaki başka önemli bir fark, savunma sanayisinin müşteri portföyleri arasındaki fark; Rusya’da savunma sanayii, ihracat kalemi bulunsa da ağırlıklı olarak Rusya ordusuna yönelik üretim gerçekleştirirken, Avrupa savunma sanayisi farklı ihtiyaç ve gerekliliklere sahip olan müşteri portföyüne sahip; bu durum Rusya’da Avrupa’ya kıyasla üretimin daha koordineli yönlendirilmesini ve toplam üretim çıktısındaki artışı kolaylaştırıyor. Bunun sonucu olarak, savunma harcamalarındaki artışın ulusal ekonomiye olumlu katkısı daha etkili bir şekilde yansıyor.</p>
<p style="text-align: left;" align="justify">Son olarak, Rusya savunma sanayisinin ulusal ekonomiye etkisi, savaş öncesi dönemde dahi Avrupa savunma sanayisinin Avrupa ekonomisindeki etkisine kıyasla daha fazlaydı. Savaş öncesi dönemde Rusya’da 2019 yılında yaklaşık olarak iki<span style="color: #467886;"><u><a href="https://www.foi.se/rest-api/report/FOI%20Memo%208231"> milyon kişi istihdam edilmekteydi</a></u></span>, bu sayı o dönem Rusya’daki toplam istihdamın yüzde 2,8’ini oluşturuyordu. Mukayeseli bakarsak, 2020 yılındaki verilere göre, Avrupa’da <span style="color: #467886;"><u><a href="https://ec.europa.eu/eurostat/web/products-eurostat-news/-/ddn-20220428-1">462.800 kişi</a></u></span> savunma sanayinde istihdam edilmekte iken bu sayı toplam istihdamın yüzde 0,2’sini oluşturuyordu. Savaşla beraber Rusya’da 2024 yılında savunma sanayisinin toplam istihdamdaki payı yüzde 5,1’e yükseldi. Bu durum, ulusal ekonomide savaş sonrası Rusya’daki iç talep yükselişinde önemli bir rol oynadı; Avrupa’da savunma sanayisinin istihdamdaki payının çok daha düşük olması savunma harcamalarındaki artışın iç talebe etkisinde kısıtlayıcı bir durum oluşturacaktır.</p>
<p style="text-align: left;" align="justify">Rusya, savaş koşullarında &#8220;askeri keynesçiliğin&#8221; 21. yüzyılda ilginç bir örneğini teşkil ediyor. Gelecek dönemde Avrupa planlarına uygun şekilde hareket edecek olsa da Rusya’daki gelişmelerin Avrupa’da tekrar etme olasılığı pek yüksek  görünmüyor.</p>
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/askeri-keynescilik-rusyanin-kaldiraci-avrupada-ise-yarar-mi/">&#8216;Askeri Keynesçilik&#8217;: Rusya&#8217;nın kaldıracı Avrupa&#8217;da işe yarar mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump&#8217;ın yeni hedefi Venezuela: &#8216;Narko-terörizm&#8217; rıza imal edebilir mi?</title>
		<link>https://www.mefhumdergi.com/trumpin-yeni-hedefi-venezuela-narko-terorizm-riza-imal-edebilir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alp Ozan Gül]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 19:17:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[askeri operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Maduro]]></category>
		<category><![CDATA[manset]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[terörizm]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu kaçakçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mefhumdergi.com/?p=3694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri Savaş Bakanı Pete Hegseth, 14 Kasım 2025 tarihinde sosyal medya aracılığıyla “Operation Southern Spear” adıyla,&#8230;</p>
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/trumpin-yeni-hedefi-venezuela-narko-terorizm-riza-imal-edebilir-mi/">Trump&#8217;ın yeni hedefi Venezuela: &#8216;Narko-terörizm&#8217; rıza imal edebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri Savaş Bakanı Pete Hegseth, 14 Kasım 2025 tarihinde sosyal medya aracılığıyla “Operation Southern Spear” adıyla, Güney ve Orta Amerika’daki &#8220;narko-teröristleri&#8221; ortadan kaldırmayı hedefleyen bir askerî operasyon <a href="https://x.com/SecWar/status/1989094923497316430">duyurdu</a>. Oysa “Southern Spear” operasyonu, Amerikan ordusunun halihazırda Güney ve Orta Amerika’da yürüttüğü uyuşturucu karşıtı operasyonların etkinliğini artırmaya yönelik alınan teknik tedbirleri içeren bir <a href="https://www.navy.mil/Press-Office/Press-Releases/display-pressreleases/Article/4044322/operation-southern-spear-latest-development-in-operationalizing-robotic-and-aut/">eylem planından</a> ibaretti. Bu duyuruyla birlikte söz konusu isimlendirme, ABD’nin bölgede yürüttüğü tüm askerî hareketliliği kapsayacak şekilde kullanılmaya başlandı.</p>
<p>ABD ordusu bu kapsamda, bölgede onlarca yıldır görülmemiş seviyede uçak gemileri ve nükleer denizaltılar gibi kritik askerî varlıkları da içerecek şekilde askeri güç <a href="https://www.navy.mil/Press-Office/News-Stories/display-news/Article/4332628/gerald-r-ford-carrier-strike-group-enters-caribbean-sea/">konuşlandırıyor</a>. Başlangıçta ABD yetkilileri, konuşlandırmanın amacının bölgedeki narko-terörist hedefleri etkisiz hâle getirmek olduğunu ifade etse de pratikte  operasyonel hareketliliğin Venezuela çevresinde yoğunlaştığı, buna bağlı olarak Venezuela hükümeti üzerinde baskı oluşturmak, hatta hükümeti askerî müdahale aracılığıyla iktidardan düşürmek amacını taşıdığı yönünde <a href="https://www.aljazeera.com/news/2025/9/1/maduro-says-us-naval-forces-aimed-at-regime-change-in-venezuela">değerlendirmeler</a> yapılıyor. Son günlerde ABD yetkilileri tarafından da konuşlandırmanın doğrudan Venezuela hükümetiyle bağlantılı olduğu açıkça <a href="https://www.reuters.com/world/americas/us-military-has-new-options-pursue-group-tied-venezuelas-maduro-pentagon-says-2025-11-20/">ifade</a> edilmeye başlandı. Askerî hareketlilik kapsamında, açık kaynaklardan tespit edilebildiği kadarıyla 21 saldırı düzenlendi; bu saldırılarda 82 kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>ABD&#8217;nin Venezuela&#8217;daki rejim değişikliği girişimleri elbette son bir yıl içerisindeki askerî hareketlilikle sınırlı değil. Devlet başkanı Hugo Chávez’in 1999 yılında devlet başkanlığına seçilmesinden bugüne, halefi Nicolás Maduro dönemini de kapsayacak şekilde ABD aralıksız biçimde müdahalelerini sürdürdü. Bu müdahaleler, askerî darbe girişimlerinden finansal <a href="https://cepr.net/publications/the-venezuela-coup-20-years-later/">yaptırımlara</a> kadar geniş bir yelpazede gerçekleşti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-3696 size-full" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3.jpg" alt="" width="864" height="486" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3.jpg 864w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3-300x169.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3-768x432.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3-527x296.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3-688x387.jpg 688w" sizes="(max-width: 864px) 100vw, 864px" /></p>
<h2>Petrol savaşı</h2>
<p>ABD’nin Venezuela’da rejim değişikliği arayışının ilk akla gelen sebebi, elbette Venezuela’nın sahip olduğu geniş petrol rezervleri. 2023 yılı istatistiklerinde Venezuela, dünyada varlığı bilinen tüm petrol rezervlerinin yüzde 17’sine sahip; buna rağmen aynı yıla ait istatistiklere göre, temelde ABD yaptırımları nedeniyle  toplam ham petrol üretiminin yalnızca yüzde 0,8’ini <a href="https://www.eia.gov/international/content/analysis/countries_long/Venezuela/">gerçekleştirebildi</a>. Rezervler ve petrol üretimi arasındaki bu uçurum, Venezuela kontrolündeki coğrafyada özellikle yabancı firmalar için büyük bir fırsat alanı olduğunu <a href="https://www.chathamhouse.org/2021/05/reforming-venezuelas-oil-and-gas-sector/02-context-venezuela">gösteriyor.</a> Yabancı sermayenin bu fırsatlara erişimindeki en büyük engel ise Venezuela hükümetinin Chávez döneminden itibaren takip ettiği ekonomi politikasıdır. Chávez iktidara gelmesiyle birlikte Venezuela petrol üretiminin yönetiminde önemli değişikliklere gitti. Chávez dönemi öncesinde petrol üretiminden sorumlu PDVSA, yabancı sermayeli firmalarla yaptığı anlaşmalarda bu firmalara çok daha kazançlı şartlar sunuyordu. 1999 yılında kabul edilen anayasada ve 2001 yılında Hidrokarbon Yasası’nda yapılan değişikliklerle bu durum değişti; devlet, petrol üretiminin planlanması ve gelir yönetiminde mutlak biçimde söz sahibi olan ilk aktör hâline geldi. Bu değişikliklerin bir sonucu olarak yabancı sermayeli firmalar lehine olan anlaşmalarda ciddi kayıplar yaşadı.</p>
<p>Elbette ABD tarafından yürütülen Venezuela’daki rejim değişikliği girişimi yalnızca petrol kaynaklarına erişimle açıklanabilecek bir olgudan ibaret değil. Chávez’in sunduğu “21. Yüzyıl Sosyalizmi” vizyonu ve bu kapsamda uygulanan sosyal ve ekonomik politikalar da Venezuela’nın ABD tarafından hedef alınmasında başlıca rol oynuyor. ABD, Venezuela hükümetini ortadan kaldırarak her tür alternatif sistemin gelişme ihtimalini ortadan kaldırmak istiyor.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3697 size-full" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540.jpg" alt="" width="960" height="540" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540.jpg 960w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540-300x169.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540-768x432.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540-527x296.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540-688x387.jpg 688w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<h2>Narko-terör öyküsü</h2>
<p>Süregiden bu askerî hareketliliğe dair ABD yetkililerinin yaptığı açıklamalarda narko-terörizm kavramının merkezde yer aldığı görülüyor. Halihazırda ideolojik yüklemelerle dolu olan ve aslında iki farklı olguyu ifade eden “terörle mücadele” ve “uyuşturucuyla mücadele” konseptleri, bu kavram aracılığıyla bir araya getirilerek propaganda faaliyetinin etkinliği artırılmaya çalışılıyor.</p>
<p>Olağan koşullarda terörle mücadele ve uyuşturucuyla mücadele faaliyetlerinin birbirinden açık bir şekilde ayrıştırılması <a href="https://www.ohchr.org/sites/default/files/Documents/Publications/Factsheet32EN.pdf">gerekir</a>, çünkü bu iki faaliyetin hedefleri, kullanılan araçlar ve hedef alınan aktörler birbirinden farklıdır. Uyuşturucuyla mücadele temelde bir <a href="https://www.law.cornell.edu/uscode/text/21/801">halk sağlığı</a> ve organize suç problemi iken terörle mücadele, ulusal güvenlik problemi olarak çerçevelendirilir. Bu bağlamda, yasal düzlemde bu suçlar farklı düzenlemelerle ele alınır. Bu düzenlemeler dâhilinde birbirinden bağımsız devlet birimleri, bu iki suçla mücadelede sorumlu olarak belirlenir ve kullandıkları metotlar da buna göre şekillenir.</p>
<p>1980’li yıllardan itibaren ise başta ABD ve Latin Amerika ülkelerinde olmak üzere bu iki faaliyet arasındaki farkların gitgide silikleştiği ve iç içe geçtiği gözlemleniyor. Narko-terör kavramı da bu bağlamda sık sık siyasî aktörler tarafından kullanılmaya başlandı ve yalnızca söylem düzeyinde kalmayıp bu çerçevede yasal düzenlemelere de konu edildi.</p>
<p>Narko-terörizm kavramının ilk kullanımı 1983 yılında Peru Devlet Başkanı Fernando Belaúnde Terry’ye <a href="https://www.ebsco.com/research-starters/political-science/narcoterrorism">atfediliyor</a>. Belaúnde, 1983 yılında uyuşturucu kartellerinin devlet görevlilerine yönelik gerçekleştirdikleri bombalı saldırıları bu kavramla tanımladı. Kavramın kullanımında vurgulanmaya çalışılan, uyuşturucu kartellerinin terör yöntemlerine başvurduğunu göstermekti. Bu kullanımda, terör ve uyuşturucu arasında doğrudan bir bağ kurulmuyor, yalnızca uyuşturucu kartellerinin kullandıkları metotlara vurgu yapılıyordu.</p>
<p>Kavramın söylemsel düzeyde yaygın biçimde kullanılmaya başlanması ve yerleşik bir hâl alması, Kolombiya’da Pablo Escobar ve Medellín Karteli’nin sivil halka ve devlet görevlilerine yönelik gerçekleştirdikleri saldırılarla oldu. Yine kavramın bu kullanımında terörle uyuşturucu arasında doğrudan bir bağ kurulmuyordu; sadece suç aktörlerinin kullandıkları metotlara vurgu yapılıyordu.</p>
<p>Narko-terör kavramı, ABD’de yerleşik siyasetin söylemine girmesiyle niteliksel bir dönüşüm yaşadı. Kavram, ABD siyasetinin diskuruna 1980’li yıllarda Reagan döneminde <a href="https://warontherocks.com/2018/12/the-enduring-legacy-of-reagans-drug-war-in-latin-america/">girdi</a>. ABD devlet yetkilileri, kavramı, Latin Amerika’daki birbiriyle bağlantısı olmayan uyuşturucu kartelleri ve devrimci silahlı hareketleri kapsayacak şekilde kullanmaya başladı. Kavramın bu kullanımıyla devrimci hareketler ve uyuşturucu kartelleri aynı güvenlik probleminin parçalarıymış gibi lanse edildi. Bu söylem aracılığıyla uyuşturucuyla mücadele faaliyeti, bir halk sağlığı ve organize suç problemi olmaktan çıkarılarak bir ulusal güvenlik problemi hâline getirilmeye başlandı ve bu sayede ABD yönetiminin bölge ülkelerine yönelik gerçekleştirdiği müdahaleler meşrulaştırıldı.</p>
<p>Bu niteliksel dönüşüm, ABD politikasında temelleri Nixon döneminde atılan ve Reagan döneminde yoğunluğu artan “Uyuşturucuyla Savaş” (War on Drugs) söylemiyle paralel şekilde gerçekleşti. Reagan yönetimi bu söylem aracılığıyla uyuşturucuyla mücadeleyi, narko-terör kavramının kullanımına benzer biçimde, bir halk sağlığı probleminden ziyade ulusal güvenlik problemi olarak ele aldı. Bu sayede ABD yönetimi, hem içeride hem dışarıda uyuşturucuyla mücadelede askerî yöntemlerin kullanılmasına meşruiyet kazandırdı.</p>
<p>1990’lı yıllara gelinmesiyle narko-terörizm kavramı ABD yönetimi tarafından görece daha sınırlı ve somut bir biçimde, özellikle Kolombiya’da aktif olan FARC ve ELN gibi örgütleri işaret edecek şekilde kullanılmaya<a href="https://www.diplomatie.gouv.fr/IMG/pdf/drogue-terreur.pdf"> başlandı</a>. Kavram, bu kullanımında hâlâ söylemsel düzeyde olup bahse konu örgütlerin faaliyetlerinin finansmanı için uyuşturucu ticaretinden faydalandığını iddia edecek şekilde evrildi. 11 Eylül saldırılarından sonra ise kavramın coğrafi kullanımı genişledi ve sadece Latin Amerika’da aktif olan örgütleri değil Taliban gibi örgütleri de kapsayacak şekilde dünya ölçeğinde kullanılmaya başlandı. Kavram nitelik itibarıyla hâlâ terör faaliyetlerinin finansmanında uyuşturucu ticaretinin kullanılmasını ifade etmekteydi.</p>
<p>ABD’de kavramın yasal düzeye geçişi ise 2005 yılında gerçekleşti. Yapılan düzenlemeyle &#8220;narko-terörizm&#8221; ifadesi yasaya doğrudan eklendi. Buna göre, uyuşturucu ticaretinin terörizmin finansmanı ile bağlantılı olduğunun tespiti hâlinde sanığa verilecek cezalar artırıldı. Yapılan düzenlemedeki önemli bir nokta, işlenen suçun nerede olduğunun cezaya bir etkisi olmamasıydı. Yasa aracılığıyla suç, dünyanın neresinde işlenmiş olursa olsun ABD hukukuna göre yargılanabilen bir suç hâline geldi. Yasanın bu geniş kapsamı, hukukî perspektiften ciddi <a href="https://lawreview.colorado.edu/wp-content/uploads/2018/05/Said-Limitless-Discretion-in-the-Wars-on-Drugs-and-Terror.pdf">eleştirilere</a> yol açtı.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3698 size-full" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo.jpg" alt="" width="850" height="478" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo.jpg 850w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo-300x169.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo-768x432.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo-527x296.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo-688x387.jpg 688w" sizes="(max-width: 850px) 100vw, 850px" /></p>
<h2>Kartel anlatısı</h2>
<p>Kavram, Venezuela bağlamında ilk olarak 2008 yılında kullanıldı. OFAC (ABD’nin uluslararası finansal yaptırımlarını yöneten kuruluşu), Kolombiya’da aktif olan FARC örgütünün yönettiği uyuşturucu ticaretine katıldıkları gerekçesiyle üç Venezuela devlet yetkilisini yaptırım listesine <a href="https://home.treasury.gov/news/press-releases/hp1132">ekledi</a>. Yine 2011 yılında benzer gerekçeyle dört Venezuela devlet yetkilisi daha yaptırım listesine<a href="https://home.treasury.gov/news/press-releases/tg1295"> alındı</a>.</p>
<p>2020 yılı, kavramın Venezuela&#8217;ya ilişkin kullanımında önemli bir dönüm noktası; ABD Adalet Bakanlığı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu ve 14 devlet yetkilisini, yine FARC örgütü ile bağlantılı olacak şekilde narko-terörizmle suçladı. Suçlamada, Devlet Başkanı Maduro’nun “Güneşler Karteli” (Cartel de los Soles) adlı uyuşturucu kartelinin lideri olduğu ve FARC ile iş birliği yaptığı <a href="https://www.justice.gov/archives/opa/pr/nicol-s-maduro-moros-and-14-current-and-former-venezuelan-officials-charged-narco-terrorism">iddia edildi</a>. Bu bağlamda son önemli gelişme ise bu yıl içinde yaşandı: ABD, “Güneşler Karteli” olarak adlandırılan bu yapıyı resmî olarak terör örgütleri listesine ekledi; buna bağlı olarak Devlet Başkanı Maduro, sadece terör örgütleriyle iş birliği yapan bir kartelin lideri değil, aynı zamanda doğrudan bir terör örgütünün liderine dönüştürüldü.</p>
<p>Venezuela devlet yetkilileri, kartel suçlamasının tamamen uydurmadan ibaret olduğunu ve Venezuela hükümetine yönelik saldırı için bir gerekçe olarak kullanıldığını <a href="https://www.reuters.com/world/americas/venezuela-rejects-ridiculous-us-plan-designate-cartel-de-los-soles-terrorist-2025-11-24/">belirtiyor</a>. Çeşitli <a href="https://www.euaa.europa.eu/sites/default/files/publications/2020_08_EASO_COI_Report_Venezuela.pdf">resmî</a> raporlar ve medya raporları da bilinen anlamıyla bir kartelin varlığından söz edilemeyeceğini vurguluyor.</p>
<p>Uyuşturucu karteli ifadesi <a href="https://www.un.org/sexualviolenceinconflict/wp-content/uploads/2019/06/report/model-legislative-provisions-against-organized-crime/Model_Legislative_Provisions_UNTOC_Ebook.pdf">uluslararası hukukta</a> veya ABD hukukunda doğrudan karşılığı olan bir ifade değil. Bu terim daha ziyade akademide ve medyada, kâr amaçlı uyuşturucu ticareti yürüten, belirli bir coğrafi alanda kontrolü bulunan, devlet dışı silahlı hiyerarşik yapıları<a href="https://icct.nl/publication/el-chapo-bin-laden-why-drug-cartels-are-not-terrorist-organisations"> tanımlamak</a> için kullanılıyor. ABD’nin yönelttiği suçlamada dahi Venezuela’da bu tanıma uygun bir yapının bulunmadığı, “Güneşler Karteli”nin uyuşturucu ticaretinden gelir elde eden, yolsuzluğa karışmış Venezuelalı devlet yetkililerinin oluşturduğu bir ağdan ibaret olduğu iddia ediliyor. Buna ek olarak ABD yönetimi bu isimlendirmeyi ve suçlamaları yaparken kamuoyuyla elle tutulur bir kanıt paylaşma gereği de<a href="https://www.france24.com/en/live-news/20251123-what-does-us-terrorist-designation-for-venezuela-mean"> duymuyor</a>.</p>
<p>Gelecek dönemde de bu kavramın diğer uluslararası aktörler tarafından çok daha sık kullanılacağı, farklı ülkelerdeki ana akım medya kuruluşları ve uluslararası haber ajanslarının bu kavramı benimseyeceği tahmin edilebilir. Ayrıca, Venezuela örneğinden de anlaşıldığı üzere, ABD hükümetinin öncelikle Latin Amerika coğrafyasında, sonra tüm dünya ölçeğinde bu kavramı bir silah olarak daha etkin biçimde araçsallaştıracağı öngörülebilir; bunun işaretleri halihazırda da gözlemleniyor. Çin aleyhinde ABD resmî yetkilileri ve medyası tarafından yürütülen fentanil kampanyası ile Kolombiya devlet başkanına yönelik devreye sokulan finansal yaptırımlar da buna dair somut göstergeler niteliğinde.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/trumpin-yeni-hedefi-venezuela-narko-terorizm-riza-imal-edebilir-mi/">Trump&#8217;ın yeni hedefi Venezuela: &#8216;Narko-terörizm&#8217; rıza imal edebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
