<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dünya kategorisine ait içerikler - Mefhum Dergi</title>
	<atom:link href="https://www.mefhumdergi.com/kategori/dosya/dunya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.mefhumdergi.com/kategori/dosya/dunya/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Dec 2025 19:27:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/08/cropped-facicon-32x32.png</url>
	<title>Dünya kategorisine ait içerikler - Mefhum Dergi</title>
	<link>https://www.mefhumdergi.com/kategori/dosya/dunya/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trump&#8217;ın yeni hedefi Venezuela: &#8216;Narko-terörizm&#8217; rıza imal edebilir mi?</title>
		<link>https://www.mefhumdergi.com/trumpin-yeni-hedefi-venezuela-narko-terorizm-riza-imal-edebilir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alp Ozan Gül]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 19:17:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[askeri operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Maduro]]></category>
		<category><![CDATA[manset]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[terörizm]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu kaçakçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mefhumdergi.com/?p=3694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri Savaş Bakanı Pete Hegseth, 14 Kasım 2025 tarihinde sosyal medya aracılığıyla “Operation Southern Spear” adıyla,&#8230;</p>
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/trumpin-yeni-hedefi-venezuela-narko-terorizm-riza-imal-edebilir-mi/">Trump&#8217;ın yeni hedefi Venezuela: &#8216;Narko-terörizm&#8217; rıza imal edebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri Savaş Bakanı Pete Hegseth, 14 Kasım 2025 tarihinde sosyal medya aracılığıyla “Operation Southern Spear” adıyla, Güney ve Orta Amerika’daki &#8220;narko-teröristleri&#8221; ortadan kaldırmayı hedefleyen bir askerî operasyon <a href="https://x.com/SecWar/status/1989094923497316430">duyurdu</a>. Oysa “Southern Spear” operasyonu, Amerikan ordusunun halihazırda Güney ve Orta Amerika’da yürüttüğü uyuşturucu karşıtı operasyonların etkinliğini artırmaya yönelik alınan teknik tedbirleri içeren bir <a href="https://www.navy.mil/Press-Office/Press-Releases/display-pressreleases/Article/4044322/operation-southern-spear-latest-development-in-operationalizing-robotic-and-aut/">eylem planından</a> ibaretti. Bu duyuruyla birlikte söz konusu isimlendirme, ABD’nin bölgede yürüttüğü tüm askerî hareketliliği kapsayacak şekilde kullanılmaya başlandı.</p>
<p>ABD ordusu bu kapsamda, bölgede onlarca yıldır görülmemiş seviyede uçak gemileri ve nükleer denizaltılar gibi kritik askerî varlıkları da içerecek şekilde askeri güç <a href="https://www.navy.mil/Press-Office/News-Stories/display-news/Article/4332628/gerald-r-ford-carrier-strike-group-enters-caribbean-sea/">konuşlandırıyor</a>. Başlangıçta ABD yetkilileri, konuşlandırmanın amacının bölgedeki narko-terörist hedefleri etkisiz hâle getirmek olduğunu ifade etse de pratikte  operasyonel hareketliliğin Venezuela çevresinde yoğunlaştığı, buna bağlı olarak Venezuela hükümeti üzerinde baskı oluşturmak, hatta hükümeti askerî müdahale aracılığıyla iktidardan düşürmek amacını taşıdığı yönünde <a href="https://www.aljazeera.com/news/2025/9/1/maduro-says-us-naval-forces-aimed-at-regime-change-in-venezuela">değerlendirmeler</a> yapılıyor. Son günlerde ABD yetkilileri tarafından da konuşlandırmanın doğrudan Venezuela hükümetiyle bağlantılı olduğu açıkça <a href="https://www.reuters.com/world/americas/us-military-has-new-options-pursue-group-tied-venezuelas-maduro-pentagon-says-2025-11-20/">ifade</a> edilmeye başlandı. Askerî hareketlilik kapsamında, açık kaynaklardan tespit edilebildiği kadarıyla 21 saldırı düzenlendi; bu saldırılarda 82 kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>ABD&#8217;nin Venezuela&#8217;daki rejim değişikliği girişimleri elbette son bir yıl içerisindeki askerî hareketlilikle sınırlı değil. Devlet başkanı Hugo Chávez’in 1999 yılında devlet başkanlığına seçilmesinden bugüne, halefi Nicolás Maduro dönemini de kapsayacak şekilde ABD aralıksız biçimde müdahalelerini sürdürdü. Bu müdahaleler, askerî darbe girişimlerinden finansal <a href="https://cepr.net/publications/the-venezuela-coup-20-years-later/">yaptırımlara</a> kadar geniş bir yelpazede gerçekleşti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-3696 size-full" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3.jpg" alt="" width="864" height="486" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3.jpg 864w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3-300x169.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3-768x432.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3-527x296.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/thumbs_b_c_94721850099f0f0a6113954cda287db3-688x387.jpg 688w" sizes="(max-width: 864px) 100vw, 864px" /></p>
<h2>Petrol savaşı</h2>
<p>ABD’nin Venezuela’da rejim değişikliği arayışının ilk akla gelen sebebi, elbette Venezuela’nın sahip olduğu geniş petrol rezervleri. 2023 yılı istatistiklerinde Venezuela, dünyada varlığı bilinen tüm petrol rezervlerinin yüzde 17’sine sahip; buna rağmen aynı yıla ait istatistiklere göre, temelde ABD yaptırımları nedeniyle  toplam ham petrol üretiminin yalnızca yüzde 0,8’ini <a href="https://www.eia.gov/international/content/analysis/countries_long/Venezuela/">gerçekleştirebildi</a>. Rezervler ve petrol üretimi arasındaki bu uçurum, Venezuela kontrolündeki coğrafyada özellikle yabancı firmalar için büyük bir fırsat alanı olduğunu <a href="https://www.chathamhouse.org/2021/05/reforming-venezuelas-oil-and-gas-sector/02-context-venezuela">gösteriyor.</a> Yabancı sermayenin bu fırsatlara erişimindeki en büyük engel ise Venezuela hükümetinin Chávez döneminden itibaren takip ettiği ekonomi politikasıdır. Chávez iktidara gelmesiyle birlikte Venezuela petrol üretiminin yönetiminde önemli değişikliklere gitti. Chávez dönemi öncesinde petrol üretiminden sorumlu PDVSA, yabancı sermayeli firmalarla yaptığı anlaşmalarda bu firmalara çok daha kazançlı şartlar sunuyordu. 1999 yılında kabul edilen anayasada ve 2001 yılında Hidrokarbon Yasası’nda yapılan değişikliklerle bu durum değişti; devlet, petrol üretiminin planlanması ve gelir yönetiminde mutlak biçimde söz sahibi olan ilk aktör hâline geldi. Bu değişikliklerin bir sonucu olarak yabancı sermayeli firmalar lehine olan anlaşmalarda ciddi kayıplar yaşadı.</p>
<p>Elbette ABD tarafından yürütülen Venezuela’daki rejim değişikliği girişimi yalnızca petrol kaynaklarına erişimle açıklanabilecek bir olgudan ibaret değil. Chávez’in sunduğu “21. Yüzyıl Sosyalizmi” vizyonu ve bu kapsamda uygulanan sosyal ve ekonomik politikalar da Venezuela’nın ABD tarafından hedef alınmasında başlıca rol oynuyor. ABD, Venezuela hükümetini ortadan kaldırarak her tür alternatif sistemin gelişme ihtimalini ortadan kaldırmak istiyor.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3697 size-full" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540.jpg" alt="" width="960" height="540" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540.jpg 960w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540-300x169.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540-768x432.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540-527x296.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/960x540-688x387.jpg 688w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<h2>Narko-terör öyküsü</h2>
<p>Süregiden bu askerî hareketliliğe dair ABD yetkililerinin yaptığı açıklamalarda narko-terörizm kavramının merkezde yer aldığı görülüyor. Halihazırda ideolojik yüklemelerle dolu olan ve aslında iki farklı olguyu ifade eden “terörle mücadele” ve “uyuşturucuyla mücadele” konseptleri, bu kavram aracılığıyla bir araya getirilerek propaganda faaliyetinin etkinliği artırılmaya çalışılıyor.</p>
<p>Olağan koşullarda terörle mücadele ve uyuşturucuyla mücadele faaliyetlerinin birbirinden açık bir şekilde ayrıştırılması <a href="https://www.ohchr.org/sites/default/files/Documents/Publications/Factsheet32EN.pdf">gerekir</a>, çünkü bu iki faaliyetin hedefleri, kullanılan araçlar ve hedef alınan aktörler birbirinden farklıdır. Uyuşturucuyla mücadele temelde bir <a href="https://www.law.cornell.edu/uscode/text/21/801">halk sağlığı</a> ve organize suç problemi iken terörle mücadele, ulusal güvenlik problemi olarak çerçevelendirilir. Bu bağlamda, yasal düzlemde bu suçlar farklı düzenlemelerle ele alınır. Bu düzenlemeler dâhilinde birbirinden bağımsız devlet birimleri, bu iki suçla mücadelede sorumlu olarak belirlenir ve kullandıkları metotlar da buna göre şekillenir.</p>
<p>1980’li yıllardan itibaren ise başta ABD ve Latin Amerika ülkelerinde olmak üzere bu iki faaliyet arasındaki farkların gitgide silikleştiği ve iç içe geçtiği gözlemleniyor. Narko-terör kavramı da bu bağlamda sık sık siyasî aktörler tarafından kullanılmaya başlandı ve yalnızca söylem düzeyinde kalmayıp bu çerçevede yasal düzenlemelere de konu edildi.</p>
<p>Narko-terörizm kavramının ilk kullanımı 1983 yılında Peru Devlet Başkanı Fernando Belaúnde Terry’ye <a href="https://www.ebsco.com/research-starters/political-science/narcoterrorism">atfediliyor</a>. Belaúnde, 1983 yılında uyuşturucu kartellerinin devlet görevlilerine yönelik gerçekleştirdikleri bombalı saldırıları bu kavramla tanımladı. Kavramın kullanımında vurgulanmaya çalışılan, uyuşturucu kartellerinin terör yöntemlerine başvurduğunu göstermekti. Bu kullanımda, terör ve uyuşturucu arasında doğrudan bir bağ kurulmuyor, yalnızca uyuşturucu kartellerinin kullandıkları metotlara vurgu yapılıyordu.</p>
<p>Kavramın söylemsel düzeyde yaygın biçimde kullanılmaya başlanması ve yerleşik bir hâl alması, Kolombiya’da Pablo Escobar ve Medellín Karteli’nin sivil halka ve devlet görevlilerine yönelik gerçekleştirdikleri saldırılarla oldu. Yine kavramın bu kullanımında terörle uyuşturucu arasında doğrudan bir bağ kurulmuyordu; sadece suç aktörlerinin kullandıkları metotlara vurgu yapılıyordu.</p>
<p>Narko-terör kavramı, ABD’de yerleşik siyasetin söylemine girmesiyle niteliksel bir dönüşüm yaşadı. Kavram, ABD siyasetinin diskuruna 1980’li yıllarda Reagan döneminde <a href="https://warontherocks.com/2018/12/the-enduring-legacy-of-reagans-drug-war-in-latin-america/">girdi</a>. ABD devlet yetkilileri, kavramı, Latin Amerika’daki birbiriyle bağlantısı olmayan uyuşturucu kartelleri ve devrimci silahlı hareketleri kapsayacak şekilde kullanmaya başladı. Kavramın bu kullanımıyla devrimci hareketler ve uyuşturucu kartelleri aynı güvenlik probleminin parçalarıymış gibi lanse edildi. Bu söylem aracılığıyla uyuşturucuyla mücadele faaliyeti, bir halk sağlığı ve organize suç problemi olmaktan çıkarılarak bir ulusal güvenlik problemi hâline getirilmeye başlandı ve bu sayede ABD yönetiminin bölge ülkelerine yönelik gerçekleştirdiği müdahaleler meşrulaştırıldı.</p>
<p>Bu niteliksel dönüşüm, ABD politikasında temelleri Nixon döneminde atılan ve Reagan döneminde yoğunluğu artan “Uyuşturucuyla Savaş” (War on Drugs) söylemiyle paralel şekilde gerçekleşti. Reagan yönetimi bu söylem aracılığıyla uyuşturucuyla mücadeleyi, narko-terör kavramının kullanımına benzer biçimde, bir halk sağlığı probleminden ziyade ulusal güvenlik problemi olarak ele aldı. Bu sayede ABD yönetimi, hem içeride hem dışarıda uyuşturucuyla mücadelede askerî yöntemlerin kullanılmasına meşruiyet kazandırdı.</p>
<p>1990’lı yıllara gelinmesiyle narko-terörizm kavramı ABD yönetimi tarafından görece daha sınırlı ve somut bir biçimde, özellikle Kolombiya’da aktif olan FARC ve ELN gibi örgütleri işaret edecek şekilde kullanılmaya<a href="https://www.diplomatie.gouv.fr/IMG/pdf/drogue-terreur.pdf"> başlandı</a>. Kavram, bu kullanımında hâlâ söylemsel düzeyde olup bahse konu örgütlerin faaliyetlerinin finansmanı için uyuşturucu ticaretinden faydalandığını iddia edecek şekilde evrildi. 11 Eylül saldırılarından sonra ise kavramın coğrafi kullanımı genişledi ve sadece Latin Amerika’da aktif olan örgütleri değil Taliban gibi örgütleri de kapsayacak şekilde dünya ölçeğinde kullanılmaya başlandı. Kavram nitelik itibarıyla hâlâ terör faaliyetlerinin finansmanında uyuşturucu ticaretinin kullanılmasını ifade etmekteydi.</p>
<p>ABD’de kavramın yasal düzeye geçişi ise 2005 yılında gerçekleşti. Yapılan düzenlemeyle &#8220;narko-terörizm&#8221; ifadesi yasaya doğrudan eklendi. Buna göre, uyuşturucu ticaretinin terörizmin finansmanı ile bağlantılı olduğunun tespiti hâlinde sanığa verilecek cezalar artırıldı. Yapılan düzenlemedeki önemli bir nokta, işlenen suçun nerede olduğunun cezaya bir etkisi olmamasıydı. Yasa aracılığıyla suç, dünyanın neresinde işlenmiş olursa olsun ABD hukukuna göre yargılanabilen bir suç hâline geldi. Yasanın bu geniş kapsamı, hukukî perspektiften ciddi <a href="https://lawreview.colorado.edu/wp-content/uploads/2018/05/Said-Limitless-Discretion-in-the-Wars-on-Drugs-and-Terror.pdf">eleştirilere</a> yol açtı.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-3698 size-full" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo.jpg" alt="" width="850" height="478" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo.jpg 850w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo-300x169.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo-768x432.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo-527x296.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/12/baris-evet-savas-hayir-venezuela-devlet-baskani-madurodan-dansli-baris-cagrisi-zvqo-688x387.jpg 688w" sizes="(max-width: 850px) 100vw, 850px" /></p>
<h2>Kartel anlatısı</h2>
<p>Kavram, Venezuela bağlamında ilk olarak 2008 yılında kullanıldı. OFAC (ABD’nin uluslararası finansal yaptırımlarını yöneten kuruluşu), Kolombiya’da aktif olan FARC örgütünün yönettiği uyuşturucu ticaretine katıldıkları gerekçesiyle üç Venezuela devlet yetkilisini yaptırım listesine <a href="https://home.treasury.gov/news/press-releases/hp1132">ekledi</a>. Yine 2011 yılında benzer gerekçeyle dört Venezuela devlet yetkilisi daha yaptırım listesine<a href="https://home.treasury.gov/news/press-releases/tg1295"> alındı</a>.</p>
<p>2020 yılı, kavramın Venezuela&#8217;ya ilişkin kullanımında önemli bir dönüm noktası; ABD Adalet Bakanlığı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu ve 14 devlet yetkilisini, yine FARC örgütü ile bağlantılı olacak şekilde narko-terörizmle suçladı. Suçlamada, Devlet Başkanı Maduro’nun “Güneşler Karteli” (Cartel de los Soles) adlı uyuşturucu kartelinin lideri olduğu ve FARC ile iş birliği yaptığı <a href="https://www.justice.gov/archives/opa/pr/nicol-s-maduro-moros-and-14-current-and-former-venezuelan-officials-charged-narco-terrorism">iddia edildi</a>. Bu bağlamda son önemli gelişme ise bu yıl içinde yaşandı: ABD, “Güneşler Karteli” olarak adlandırılan bu yapıyı resmî olarak terör örgütleri listesine ekledi; buna bağlı olarak Devlet Başkanı Maduro, sadece terör örgütleriyle iş birliği yapan bir kartelin lideri değil, aynı zamanda doğrudan bir terör örgütünün liderine dönüştürüldü.</p>
<p>Venezuela devlet yetkilileri, kartel suçlamasının tamamen uydurmadan ibaret olduğunu ve Venezuela hükümetine yönelik saldırı için bir gerekçe olarak kullanıldığını <a href="https://www.reuters.com/world/americas/venezuela-rejects-ridiculous-us-plan-designate-cartel-de-los-soles-terrorist-2025-11-24/">belirtiyor</a>. Çeşitli <a href="https://www.euaa.europa.eu/sites/default/files/publications/2020_08_EASO_COI_Report_Venezuela.pdf">resmî</a> raporlar ve medya raporları da bilinen anlamıyla bir kartelin varlığından söz edilemeyeceğini vurguluyor.</p>
<p>Uyuşturucu karteli ifadesi <a href="https://www.un.org/sexualviolenceinconflict/wp-content/uploads/2019/06/report/model-legislative-provisions-against-organized-crime/Model_Legislative_Provisions_UNTOC_Ebook.pdf">uluslararası hukukta</a> veya ABD hukukunda doğrudan karşılığı olan bir ifade değil. Bu terim daha ziyade akademide ve medyada, kâr amaçlı uyuşturucu ticareti yürüten, belirli bir coğrafi alanda kontrolü bulunan, devlet dışı silahlı hiyerarşik yapıları<a href="https://icct.nl/publication/el-chapo-bin-laden-why-drug-cartels-are-not-terrorist-organisations"> tanımlamak</a> için kullanılıyor. ABD’nin yönelttiği suçlamada dahi Venezuela’da bu tanıma uygun bir yapının bulunmadığı, “Güneşler Karteli”nin uyuşturucu ticaretinden gelir elde eden, yolsuzluğa karışmış Venezuelalı devlet yetkililerinin oluşturduğu bir ağdan ibaret olduğu iddia ediliyor. Buna ek olarak ABD yönetimi bu isimlendirmeyi ve suçlamaları yaparken kamuoyuyla elle tutulur bir kanıt paylaşma gereği de<a href="https://www.france24.com/en/live-news/20251123-what-does-us-terrorist-designation-for-venezuela-mean"> duymuyor</a>.</p>
<p>Gelecek dönemde de bu kavramın diğer uluslararası aktörler tarafından çok daha sık kullanılacağı, farklı ülkelerdeki ana akım medya kuruluşları ve uluslararası haber ajanslarının bu kavramı benimseyeceği tahmin edilebilir. Ayrıca, Venezuela örneğinden de anlaşıldığı üzere, ABD hükümetinin öncelikle Latin Amerika coğrafyasında, sonra tüm dünya ölçeğinde bu kavramı bir silah olarak daha etkin biçimde araçsallaştıracağı öngörülebilir; bunun işaretleri halihazırda da gözlemleniyor. Çin aleyhinde ABD resmî yetkilileri ve medyası tarafından yürütülen fentanil kampanyası ile Kolombiya devlet başkanına yönelik devreye sokulan finansal yaptırımlar da buna dair somut göstergeler niteliğinde.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/trumpin-yeni-hedefi-venezuela-narko-terorizm-riza-imal-edebilir-mi/">Trump&#8217;ın yeni hedefi Venezuela: &#8216;Narko-terörizm&#8217; rıza imal edebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mahrem&#8217;in gözü: Dijital otoriterleşme çağında Ortadoğu </title>
		<link>https://www.mefhumdergi.com/mahremin-gozu-dijital-otoriterlesme-caginda-ortadogu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 11:25:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[gözetim teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[manset]]></category>
		<category><![CDATA[orta doğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mefhumdergi.com/?p=3479</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüz Ortadoğu rejimlerinde gözetim teknolojileri, kökleşmiş ataerkil  yapılar ve islami referanslarla donatılmış otoriter devlet gücünün kesişiminden doğan, biçimce&#8230;</p>
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/mahremin-gozu-dijital-otoriterlesme-caginda-ortadogu/">&#8216;Mahrem&#8217;in gözü: Dijital otoriterleşme çağında Ortadoğu </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüz Ortadoğu rejimlerinde gözetim teknolojileri, kökleşmiş ataerkil<span class="Apple-converted-space">  </span>yapılar ve islami referanslarla donatılmış otoriter devlet gücünün kesişiminden doğan, biçimce yenilenmiş ve kuvvetlenmiş bir toplumsal denetim mekanizması oluşturdu.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>İran’da başörtüsünün kamusal anlamda tam denetimini sağlayan kamera sistemlerinden Suudi Arabistan’da özel alanda erkeğe mutlak kontrol sunan mobil uygulamalara uzanan bu teknolojiler, küresel anlamda toplumsal denetim mekanizmalarıını yeniden tanımlayan “dijital otoriterliğin” bölgedeki en somut yansımaları oldu.</p>
<p>Bu dijital baskı aygıtları, yalnızca devletin yurttaş üzerindeki kontrolünü artırmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal cinsiyet hiyerarşilerini de dijital alanda yeniden üretiyor. Freedom House&#8217;un<a href="https://freedomhouse.org/report/freedom-net"> <b>2024 &#8220;Freedom on the Net&#8221;</b></a> raporuna göre, incelenen yedi Ortadoğu ülkesinin tamamında siyasi, sosyal veya dini içerikler engellendi ve kullanıcılar çevrimiçi paylaşımları nedeniyle fiziksel saldırıya uğradı veya öldürüldü.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Bu mekanizma kamusal hayatı otokratik rejimler lehine düzenlemenin yanı sıra hızla büyüyen devasa bir ekonomik pazara da işaret ediyor. Araştırma raporlarına göre, <strong>Ortadoğu ve Afrika video gözetim pazarının büyüklüğünün 2025&#8217;te 4.5 milyar doları aşması ve 2039&#8217;a kadar yıllık ortalama yüzde 15&#8217;in üzerinde bir büyüme ile 9 milyar dolara ulaşması bekleniyor</strong>.</p>
<p>Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da dijital otoriterleşme eğilimleri 2011’de başlayan Arap Baharı’nın ardından büyük ölçüde hız kazandı. Brookings Institution gibi düşünce kuruluşlarının analizlerine göre, bölgedeki otokratik ve zayıf demokratik rejimler, devlet kapasitesinin güç kaybettiği ve meşruiyet krizi yaşadıkları dönemlerde özellikle Çin&#8217;den yapay zekâ destekli gözetim teknolojileri ithal etmeye yöneldi.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Çin’den yapay zekâ destekli &#8220;Güvenli Şehir&#8221; (Safe City) konsepti; Rusya’dan bilgi manipülasyonu ve dezenformasyon teknikleri; İsrail’den ise hedefe yönelik casus yazılımlar satın alındı. Bu teknolojilerin toplumsal alana birer birer sokulması, devlet gücünde niteliksel bir dönüşümü işaret etti ve bölgedeki otoriter rejimlerin halklarını denetleme kapasitesini kökten değiştirdi.</p>
<figure id="attachment_3489" aria-describedby="caption-attachment-3489" style="width: 870px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3489 size-full" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/mahsa-amini.webp" alt="" width="870" height="489" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/mahsa-amini.webp 870w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/mahsa-amini-300x169.webp 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/mahsa-amini-768x432.webp 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/mahsa-amini-527x296.webp 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/mahsa-amini-688x387.webp 688w" sizes="(max-width: 870px) 100vw, 870px" /><figcaption id="caption-attachment-3489" class="wp-caption-text">İran&#8217;da Jina Mahsa Amini&#8217;nin ölümünün ardından düzenlenen protestolardan bir kare</figcaption></figure>
<h2>Kadın için yaratılan panoptikon: İran&#8217;da sokağı izlemek</h2>
<p><strong>İran İslam Cumhuriyeti’</strong>nde dijital otoriterleşmenin en görünür olduğu süreç Mahsa Jina Amini’nin “uygunsuz başörtüsü” gerekçesiyle gözaltına alınıp öldürülmesinin ardından başlayan ve küresel bir nitelik kazanan direnişin ardından geldi. 1979’daki İslam Devrimi’nden beri uygulanan zorunlu başörtüsüne karşı bu direnişin kazandığı ivmeyi kırabilmek adına Tiandy ve Dahua gibi Çin menşeili teknoloji devlerinin yazılımları satın alındı. Bu uygulamalara yasal zemini ise 2023&#8217;te Meclis&#8217;ten geçen ve 2025&#8217;te üç yıllık deneme süresiyle yürürlüğe girmesi planlanan &#8220;İffet ve Hicap Kültürünü Destekleme Yasa Tasarısı&#8221; hazırladı. Bu yasa, başörtüsü kurallarına uymayan kadınlara kademeli olarak artan para cezaları, sosyal haklardan men, pasaporta el koyma ve hatta hapis cezası gibi ağır yaptırımlar getiriyor.</p>
<p>Yasa tam yürürlüğe girmeden dahi,<strong> &#8220;Nur Planı&#8221;</strong> adı altında denetimler sıkılaştırıldı. Uluslararası Af Örgütü’ne<span class="Apple-converted-space">  </span>göre, yalnızca Tahran&#8217;da 2.000&#8217;den fazla noktaya yerleştirilen kameralarla kadınlar tespit ediliyor. Bu sistem, bireylerin banka hesaplarına erişimini engellemek gibi ekonomik baskı araçlarıyla da entegre ediliyor. Bu durumun yarattığı psikolojik baskıyı Tahran&#8217;da yaşayan bir kadın aktivist, The Guardian&#8217;a verdiği demeçte şöyle özetliyor: <i>&#8220;Sokaklar adeta bir açık hava hapishanesine döndü. Her an bir kameranın sizi izlediğini bilerek yaşamak korkunç bir psikolojik baskı yaratıyor.&#8221;</i><i></i></p>
<p>Denetim mekanizmasının bir diğer aracı ise <strong>“Nazer”</strong> (Gözetmen) uygulaması oldu. Bu polis destekli mobil uygulama üzerinden, kadınların başörtüsüz görüntülendiği araçların plakaları sisteme giriliyor. Resmi verilere göre, yalnızca 2023&#8217;ün ilk aylarında bu sistem üzerinden araç sahiplerine yaklaşık 1 milyon uyarı SMS&#8217;i gönderildi ve 133.000&#8217;den fazla araca geçici olarak el konuldu. Drone’lar, yaygın CCTV ağları ve akıllı kart verileri gibi unsurların bütünleştirilmesiyle, bireylerin hareketlerinden tüketim alışkanlıklarına uzanan kapsamlı yaşam profilleri çıkarılıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3490 size-full aligncenter" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/Suudi-Arabistan.jpg" alt="" width="510" height="330" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/Suudi-Arabistan.jpg 510w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/Suudi-Arabistan-300x194.jpg 300w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /></p>
<h2><b>Velayeti dijitalleştirmek: Suudi Arabistan’ın Absher’i</b></h2>
<p>İran’daki tam denetime karşılık Suudi Arabistan’daki gözetim düzeni, erkek velayet sistemini dijitalleştirmeye odaklandı.<strong> “Wilayah”</strong> adı verilen sistemde her kadının temel hakları (evlilik, seyahat, tıbbi kararlar vb.) üzerindeki tasarrufu bir erkek akrabanın iznine bağlıydı. 2022’de çıkarılan ve büyük tepki toplayan Kişisel Statü Yasası, bu durumu pekiştirdi. Yasanın 42. Maddesi, evliliğin devamı için kadının kocasına &#8220;makul ölçülerde itaat etmesini&#8221; şart koşarak erkeğin otoritesini yasal güvence altına aldı. Sistemin dijital omurgasını ise devletin 20 milyondan fazla kullanıcıya sahip e-hizmet uygulaması “Absher” (Müjde) oluşturdu.</p>
<p>Başlangıçta ehliyet yenilemek için kullanılan uygulama, erkeklerin kadınların seyahat izinlerini yönetmesine imkân veren bir araca dönüştü. Pasaport kullanımına dair SMS uyarıları, ataerkil düzeni dijital arayüz üzerinden daha görünmez ve verimli hâle getirdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) araştırmacısı Rothna Begum, sistemin getirdiği bu &#8220;verimliliğin&#8221; altını çiziyor: <i>&#8220;Absher, velayet sistemini daha verimli hale getirdi. Eskiden bir kadının seyahatini engellemek için fiziksel olarak devlet dairelerine gitmek gerekirken, şimdi erkekler bunu telefonlarından saniyeler içinde yapabiliyor.&#8221;</i><i></i></p>
<p>Riyad yönetimi, denetimi yalnızca Absher ile sınırlamadı. <b>&#8220;Vizyon 2030&#8221;</b> projesi kapsamında, özellikle NEOM gibi fütüristik şehir planlarında yüz tanıma ve yapay zekâya dayalı kitlesel gözetim sistemlerine milyarlarca dolarlık yatırım yapılıyor. Buna paralel olarak, sisteme meydan okuyan kadınlar da doğrudan hedef alındı. <b>Citizen Lab</b> ve <b>Access Now </b>gibi kuruluşların raporlarına göre, İsrailli NSO Group’un Pegasus yazılımı, Loujain al-Hathloul gibi onlarca kadın hakları savunucusunun ve muhalifin telefonlarına sızmak için sistematik olarak kullanıldı.</p>
<figure id="attachment_3491" aria-describedby="caption-attachment-3491" style="width: 750px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3491 size-full" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/Absher.webp" alt="" width="750" height="532" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/Absher.webp 750w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/Absher-300x213.webp 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/Absher-527x374.webp 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/11/Absher-688x488.webp 688w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /><figcaption id="caption-attachment-3491" class="wp-caption-text">Absher uygulaması &#8211; Suudi İçişleri Bakanlığı sitesi</figcaption></figure>
<h2><b>Bölgesel eğilim: Farklı gerekçeler, ortak hedefler</b></h2>
<p>İran ve Suudi Arabistan&#8217;da tanık olunan bu dijital denetim mekanizmaları, buzdağının sadece görünen kısmı. Benzer yöntemler, farklı gerekçeler altında da olsa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında hızla yayılıyor.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Örneğin Mısır&#8217;da, &#8220;kamu ahlakını koruma&#8221; adı altında &#8220;TikTok kızları&#8221; olarak adlandırılan sosyal medya kullanıcıları tutuklanırken, kadınların dijital alandaki varlıkları ve kendilerini ifade etme biçimleri cezalandırılıyor.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Birleşik Arap Emirlikleri ise &#8220;ulusal güvenlik&#8221; gerekçesini öne sürerek ToTok gibi casusluk amaçlı uygulamalarla veya &#8220;Oyoon&#8221; (Gözler) projesi gibi yapay zekâ destekli yüz tanıma sistemleriyle tüm toplumu izliyor.</p>
<p>Bu yayılımda, teknolojinin bölgesel bir pazar oluşturması da etkili oluyor. İsrail merkezli NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus gibi casus yazılımlar, bölgedeki birçok otoriter rejim tarafından satın alınarak kadın hakları savunucuları da dahil olmak üzere sivil toplumu hedef almak için kullanılıyor.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Nihayetinde, kullanılan gerekçe ister dini kurallar, ister kamu ahlakı, isterse ulusal güvenlik olsun, sonuç değişmiyor: Teknoloji, bu rejimlerin elinde mevcut otoriter ve ataerkil iktidar ilişkilerini dijital alanda yeniden üreten ve pekiştiren bir silaha dönüşüyor.</p>
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/mahremin-gozu-dijital-otoriterlesme-caginda-ortadogu/">&#8216;Mahrem&#8217;in gözü: Dijital otoriterleşme çağında Ortadoğu </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boyun ile kılıç arasında&#8230; Gazze Riviera&#8217;sı: İşgalin küresel &#8216;yeniden inşası&#8217;</title>
		<link>https://www.mefhumdergi.com/boyun-ile-kilic-arasinda-gazze-rivierasi-isgalin-kuresel-yeniden-insasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Çakmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 11:25:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze Riviera'sı]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Anlaşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[manset]]></category>
		<category><![CDATA[Netanyahu]]></category>
		<category><![CDATA[Soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mefhumdergi.com/?p=3411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazze Şeridi, Filistin halkının kolektif hafızasında Nekbe (النكبة) yani &#8220;Büyük Felaket&#8221; olarak yer eden 1948 tarihli yerleşimci saldırılarından&#8230;</p>
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/boyun-ile-kilic-arasinda-gazze-rivierasi-isgalin-kuresel-yeniden-insasi/">Boyun ile kılıç arasında&#8230; Gazze Riviera&#8217;sı: İşgalin küresel &#8216;yeniden inşası&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazze Şeridi, Filistin halkının kolektif hafızasında Nekbe (النكبة) yani &#8220;Büyük Felaket&#8221; olarak yer eden 1948 tarihli yerleşimci saldırılarından önce, zeytinlikleri ve narenciye bahçeleriyle ünlü; balıkçılık, tarım ve el zanaatlarıyla geçinen canlı bir kıyı şehriydi.</p>
<p>Makarayı, itibarı çoktandır nostaljiye emanet edilen bu şehrin bir vakitler onu anlatmak için elverişli olan gündelik hayat tarifinden 77 yıl ileri saralım:</p>
<p>Ana akım dünya basınında nadiren 10 sn&#8217;den fazla gördüğünüz, sosyal medya platformlarında ise belki milyonlarca kez paylaşılan; silme ve teşhir etme gerilimi arasında varlığına tanık arayan bir yer bugün Gazze. Yıkık binaların, cenazelerin dibe çöktüğü, tozun ve enkazın yukarı ağdığı, baş aşağı bir şehir&#8230;</p>
<p>Öyle ki, Gazze&#8217;nin yeniden inşası bahsinde mevcut durum uluslararası aktörlerin bile sırtlanmaya çekineceği ağır bir küfeye dönüşebilir. Zira şehri yıkarken ele ele götürülen ve neredeyse İsrail işgaliyle yaşıt ticari iş birlikleri, yeniden inşa konusunda da aynı kârlılığı sağlasın isteniyor. Özetle, iki yıldır süren soykırıma başka biçimlerde iştirak edenler, gölgesini satamayacakları ağacı dikmek istemiyor.</p>
<figure id="attachment_3412" aria-describedby="caption-attachment-3412" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3412 size-large" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-1024x664.png" alt="" width="1024" height="664" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-1024x664.png 1024w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-300x194.png 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-768x498.png 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-1536x996.png 1536w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-2048x1328.png 2048w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-527x342.png 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-1054x683.png 1054w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-688x446.png 688w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-1044x677.png 1044w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-1400x908.png 1400w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-1920x1245.png 1920w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Kegam-Cegalyan1-scaled.png 2560w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-3412" class="wp-caption-text">* Photo by Kegham Djeghalian (Keğam Ceğalyan) / Gazze kıyılarında, Ceğalyan&#8217;ın çocukları (1948 öncesi Gazze&#8217;den )</figcaption></figure>
<h2>Barışı &#8216;planlamak&#8217;</h2>
<p>Gelecekten gelen kabuslar, Ortadoğu&#8217;nun &#8220;enkaz kaldırma çalışmalarının&#8221; getireceği maliyetlerden oldum bittim nefret eden, bir süredir Nobel Barış Ödülü, Gazze Riviera&#8217;sı ve sair gündüz düşlerini basın mensuplarıyla paylaşan ABD Başkanı&#8217;nı da sarmış olacak ki, ivedilikle hayata geçmesini arzuladığı 20 maddelik &#8220;Barış Planı&#8221;na Netanyahu&#8217;yu ve Hamas&#8217;ı (şimdilik) ikna edebildi. <strong>(1)</strong></p>
<p>Öte yandan, ABD&#8217;nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack&#8217;ın daha önce başka vesilelerle ifade ettiği gibi, kalıcı barışı bölgenin varoluşuna aykırı gören bir kurumsal dış politika aklı da daima yürürlükte. Dolayısıyla &#8220;barışın&#8221; yalnızca &#8220;savaşın&#8221; vitrindeki aktörlerini ilgilendirmediğini anladığımız bu 20 maddelik anlaşmanın nelere rağmen ve nereye kadar devam edeceği soruları orta yerde duruyor.</p>
<p>Nitekim yerleşimci-sömürgeci bir apartheid rejiminin kriminal sicilinden (*modus operandi) ayrı düşünülemeyecek bu planın daha geniş bir jeo-ekonomik ajandaya sahip olduğunu anlamak için Filistin&#8217;in direniş arşivinden bazı kayıtların çağrışımlarına açılmak yeterli:</p>
<p>&#8211; (&#8230;) Örgütünüz neden İsraillilerle barış görüşmelerine katılmıyor?</p>
<p>&#8211; Siz barış görüşmelerinden bahsetmiyorsunuz aslında. Sizin kastettiğiniz bir tür teslimiyet, boyun eğmekten söz ediyorsunuz.</p>
<p>&#8211; Neden sadece konuşmayı denemiyorsunuz?</p>
<p>&#8211; Kiminle konuşalım?</p>
<p>&#8211; İsrailli liderle.</p>
<p>&#8211; Bu konuşma, kılıç ile boyun arasında yapılan bir konuşma gibidir.</p>
<p>&#8211; Peki odada ne kılıç ne de silah varsa&#8230;O zaman da mı konuşmazsınız?</p>
<p>&#8211; Ben hiçbir zaman sömürgeci bir yapı ile bir ulusal kurtuluş hareketi arasında yapılmış bir konuşma görmedim (&#8230;) <strong>(2)</strong></p>
<p>Buradaki kategorik itiraza rağmen dünya tarihi daha sonra sömürgeci yönetimler ve ulusal kurtuluş hareketleri arasında, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve İsrail&#8217;in tarafları olduğu meşhur Oslo Görüşmeleri de dahil pek çok barış görüşmesine sahne oldu. Fakat yine de Filistin Halk Kurtuluş Ordusu&#8217;na (FHKC) yakınlığıyla bilinen gazeteci-yazar Ghassan Khanafani&#8217;nin 1970&#8217;de ABC News&#8217;dan Richard Carleton&#8217;a verdiği bu ikonik mülakat, Filistin&#8217;deki 77 yıllık kolonizasyon ile Gazze için &#8220;Barış Planı&#8221;nı birlikte düşünmek için şimdiden bazı spekülasyonlar yapmaya imkan veriyor. <strong>(3)</strong></p>
<h2>Yeniden inşanın aktörleri</h2>
<p>ABD siyasetinin Trump&#8217;a kaybetmeye şerbetli demokratları, MAGA (Make America Great Again) siyasetini son seçim kampanyasından beri mealen &#8220;çılgınlar ittifakı&#8221; olarak tanımlamakta ve bütün siyasal iletişim kampanyalarını bunun üzerine inşa etmekte bir beis görmediler. Birinci Trump döneminde muhalifler için geçer akçe olan bu karşı anlatı, Trump&#8217;ı durdurmadığı gibi MAGA politikası da sınırlarını ve etki alanını giderek genişletti.</p>
<p>Trump&#8217;ın 5 Şubat&#8217;ta Beyaz Saray&#8217;da Netanyahu ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Gazze&#8217;yi Filistinlilerden arındırıp &#8220;Riviera&#8221; yapacağını buyurduğu planı da bunlardan biri. 20 maddelik anlaşma henüz gündemde bile değilken yapılan bu konuşma, ABD basınında planın metni sızana kadar yine ciddiyetsizlikle karşılandı . Ancak barış anlaşması gündemdeyken Gazze&#8217;nin geleceği hakkında düşünmek için bu proje daha fazla anlam taşıyor.</p>
<p>Financial Times, ABD merkezli danışmanlık şirketi Boston Consulting Group&#8217;un (BCG), mali ve operasyonel içeriğini oluşturduğu projenin sunumunu yaz aylarında sızdırdı. Gazze’den yarım milyon ya da daha fazla Filistinli için yer değişikliği öngören, bu amaçla hazırlanan teşvik paketlerinin bütçesinin bile belirlendiği plan tepkiyle karşılandı. Projenin bu haliyle, zorla yerinden etme ya da etnik temizliğe yol açabileceği yüksek sesle konuşulunca BCG&#8217;nin Tel Aviv’deki ekibini çektiğini ve bu projeyle ilişkili iki kıdemli çalışanını görevden aldığını da hatırlatalım. Fakat bu yine de projenin tamamen rafa kaldırıldığı anlamına gelmiyor.<strong> (4)</strong></p>
<p>Washington her ne kadar Netanyahu&#8217;nun da onayladığı barış anlaşmasının maddelerinde Gazzeli sivillerin bölgeden sürülmeyeceği ve İsrail&#8217;in geçici yönetimde söz sahibi olmayacağını taahhüt etse de, şehrin yeniden inşasında, Riviera planının tamamen olmasa bile belli yönleriyle uygulamaya konmasının dahi üreteceği mekansal, ekonomik ve jeopolitik sonuçlar yeni bir siyasi tablo ortaya çıkarabilir. Anlaşma maddelerinde uluslararası bir apolitik- teknokratlar kurulunun geçici idareyi üstleneceği belirtiliyor. Yani İsrail&#8217;in söz sahibi olmamasına karşılık, Gazze&#8217;deki siyasi aktörler de söz sahibi olmayacak. Bu da bölgenin geleceğiyle ilgili kritik soruların yanıtlarını kör alanda bırakmaya yetiyor.</p>
<p>ABD&#8217;nin yeniden inşa sürecinin külfetini üstlenmek istemediği sağır sultanın malumu. Gazze&#8217;nin yeniden inşasında devasa altyapı maliyetleri için Körfez ülkelerinin devreye sokulacağını tahmin etmek zor değil; Trump&#8217;ın böyle akçeli işlerden kaçınırken kullanmayı sevdiğini bildiğimiz bir kart da Körfez İş Birliği Konseyi ülkeleri. Fakat bu tabloda esas soru; plan, Gazze topraklarından aşamalı olarak çekilmesini öngördüğü halde, İsrail&#8217;in yeniden inşa sürecinde bir biçimde etkin olup olmayacağı. Zira bunun anlaşmayla belirlenmemiş pek çok dolaylı yolu olabilir.</p>
<p>Yani, &#8220;odada silah ve kılıç yoksa&#8221; bile, yerleşimci- sömürgeci şiddet finansal ve siyasi kolonlarıyla odanın parçasıyken, o boyun hâlâ kesilebilir.</p>
<h2>Trump&#8217;ın Riviera&#8217;sı, kimin cenneti ?</h2>
<p>Siyasi avantajlar elde ettiği sahayı aynı zamanda yüksek kârlılık makinasına tahvil edebilmek, İsrail&#8217;in yerleşimci- sömürgeci pratiğinin önemli bir özelliği. Tam da bu nedenle makina, özellikle 1967&#8217;deki Altı Gün Savaşı&#8217;ndan sonra, Filistin topraklarında sadece kaba güçle yayılmadı. İsrail&#8217;in 80 yıla yaklaşan yerinden etme ve yeniden yerleştime mantığının arkasında yasa dışı işgali payandalayan çok uluslu şirketler ile geniş bir yerli ve yabancı kurumsal sektörler ağı var.</p>
<p>Bu ağın 7 Ekim 2023 sonrası Gazze&#8217;yi nasıl bir soykırım laboratuvarına dönüştürdüğünü BM Filistin Özel Raportörü ve İnsan Hakları Hukukçusu Francesca Albenese&#8217;nin yaz aylarında yayınladığı son rapor da açıkça ortaya koyuyor.<strong>(5)</strong></p>
<p>BM&#8217;nin OHCHR veri tabanında listelenen 1000&#8217;in üzerinde kurumsal yapı yer alıyor. Bölgede etnik temizlik ve soykırım suçuna kanıt teşkil eden pek çok askeri operasyonun ve bunu mümkün kılan mali kaynağın arkasında; teknoloji firmaları, inşaat sektörü, maden arama ve çıkarma şirketleri, hizmet sektörü, bankacılık sektörü, sigorta şirketleri, vakıflar ve üniversiteler de var.</p>
<p>Albenese imzalı rapordaki ilişkiler ağını Gazze Riviera&#8217;sı projesinin sacayaklarını oluşturan sektörler üzerinden ele almak, &#8220;Barış Planı&#8221; ile birlikte değerlendirildiğinde bölgenin geleceğine ve bunun küresel etkilerine dair tabloyu netleştiriyor.</p>
<p>Boston Consulting Group adlı danışmanlık şirketinin bütçesini ve sunumunu yaptığı Riviera planı, 10 ayrı mega proje üzerinden şekilleniyor.<strong> (6)</strong></p>
<figure id="attachment_3414" aria-describedby="caption-attachment-3414" style="width: 439px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3414 size-full" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/GAZZE-RIVIERASI-PLAN.jpg" alt="Credit: Gazete Oksijen" width="439" height="453" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/GAZZE-RIVIERASI-PLAN.jpg 439w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/GAZZE-RIVIERASI-PLAN-291x300.jpg 291w" sizes="(max-width: 439px) 100vw, 439px" /><figcaption id="caption-attachment-3414" class="wp-caption-text">Image Credit: Gazete Oksijen</figcaption></figure>
<p>Proje, bir tramvay yolu boyunca ikiye bölünen ve bir yakası yapay zeka destekli &#8220;modern&#8221; şehirler, Riviera ve adalar ile çevrili, diğer yakası altyapı projelerine ayrılmış hareketli bir liman kenti öngörüyor.</p>
<p>Gazeteci İnci Mecdi&#8217;nin, George Washington Üniversitesi&#8217;nden Joseph Palzman&#8217;ın projeyle ilgili geniş kapsamlı araştırmasına dayandırdığı makalesinde, yeniden inşa planına yatırım yapması düşünülen 28 şirket var. <strong>(7)</strong> Bu şirketlerin bir kısmı, Financial Times&#8217;ın sızıntı haberinin yarattığı fırtınadan sonra projeye dahil olduklarını reddetti, bir kısmı da haberlerinin olduğunu doğrulamamakla yetindi.</p>
<h2>Modern Şehirler ve Elon Musk Akıllı Üretim Merkezi</h2>
<p>Bir numaralı, yerleşim amaçlı modern şehirler projesi ve 10 numaralı turistik amaçlı Riviera projesi ile Elon Musk&#8217;ın adının verildiği Akıllı Üretim Merkezi, yatırım ağları ve öngörülen işlevleri nedeniyle birbirine göbekten bağlı.</p>
<p>Yatırımın Trump&#8217;a yakın gayrimenkul yatırım fonları tarafından sağlanacağı dolaşan tevatürler arasında. <strong>(8)</strong> İsrail sınırı boyunca kurulması planlanan Elon Musk Akıllı Üretim Merkezi tarafından çevrelenen şehirlerin altyapı ihtiyaçları açısından bu merkez bir endüstriyel çekirdek olacak. Yapay zeka destekli akıllı şehirler, gözetim verilerine dayalı hiper güvenlik ağları ile korunacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="western" align="justify"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3419" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/dijital-kolonyalizm.jpg" alt="" width="700" height="421" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/dijital-kolonyalizm.jpg 485w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/dijital-kolonyalizm-300x181.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h2>Askeri sanayi komplekslerini besleyen Big Tech</h2>
<p>Projeye verilen Elon Musk ismi, tekno-kapitalist modernleşmeyle tanımlanan bir çağda, planın sahiplerinin iktidar ile kurduğu ilişkinin fütüristik muhayyilesine bir atıf. Belli ki neo-kolonyal kalkınma fantezisinin sembole duyduğu ihtiyacı karşılamak konusunda planı yazanların içine su serpmiş. Ve fakat, bu teknolojiye entegre, yüksek katma değerli imalat ve inovasyon bölgesine yatırım sadece Musk&#8217;ın Tesla&#8217;sı tarafından yapılmayacak.</p>
<p>Projede adı geçen şirketlerden biri de Amazon AWS. Bu dev start-up, plan sızdırıldığında, bir parçası olduklarını panikle reddedenlerin aksine konuya ilişkin açık bir yorum yapmadı. <strong>(9)</strong> Fakat Albenese&#8217;nin, soykırımın finansal arka planına yakından baktığı raporunda; İsrail&#8217;in veri, gözetim, askeri sanayi altyapısı konularında 2021&#8217;den beri hizmet aldığı bir kurum olarak Amazon AWS&#8217;nin de adı geçiyor.</p>
<p>Raporun dayandığı kaynağa göre şirket; Google Alphabet ile birlikte İsrail&#8217;in askeri ve nüfus kontrol sistemleri giderek artan veri hacmi ürettikçe bulut depolama ve bilişim altyapısına duyduğu ihtiyacı 1,2 milyarlık bir sözleşme (Project Nimbus) karşılığında gideriyor. Bu maliyeti ise İsrail&#8217;in Savunma Bakanlığı üstleniyor.<strong> (10)</strong></p>
<p>Akılı Üretim Merkezi projesi için listelenen şirketlerden bir diğeri de Palantir Technologies. Palantir&#8217;in rolü, güvenlik, gözetim ve veri akış yönetimi için “model ortak” olarak sunuluyor. Bu şirketin de, tıpkı diğerleri gibi sızdırılan plana resmi katılımı bulunmuyor fakat makul şüpheli. Aynı BM raporunda, şirketin İsrail ile olan iş birliğinin Ekim 2023&#8217;ten önceye dayandığı vurgulanıyor. Palantir&#8217;in İsrail Ordusu için otomatik tahmini polislik teknolojisi, hızlı ve ölçeklenebilir askeri yazılım altyapısı ve gerçek zamanlı veri entegrasyonu sağlayan yapay zeka platformu olarak hizmet verdiği yazılıyor. Öyle ki, bahse konu şirket, 2024&#8217;te İsrail ile yeni bir stratejik ortaklık duyurarak Tel Aviv ile &#8220;dayanışma&#8221; amacıyla bir yönetim kurulu toplantısı bile gerçekleştirmiş. <strong>(11)</strong></p>
<p class="western" align="justify"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-3417" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/thumbs_b_c_7c3a381037e44940f231528fab0022fd.jpg" alt="" width="864" height="486" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/thumbs_b_c_7c3a381037e44940f231528fab0022fd.jpg 864w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/thumbs_b_c_7c3a381037e44940f231528fab0022fd-300x169.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/thumbs_b_c_7c3a381037e44940f231528fab0022fd-768x432.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/thumbs_b_c_7c3a381037e44940f231528fab0022fd-527x296.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/thumbs_b_c_7c3a381037e44940f231528fab0022fd-688x387.jpg 688w" sizes="(max-width: 864px) 100vw, 864px" /></p>
<h2>İbrahim kapısı ve İbrahim altyapı koridoru</h2>
<p>Planda yer alan 6 ve 7 numaralı projeler Gazze&#8217;nin geleceğine ve Barış Anlaşması&#8217;nın hedeflerine ilişkin çok daha stratejik bir öneme sahip.</p>
<p>Refah’ta Bölgesel Lojistik Merkezi olarak tasarlanan 6 numaralı İbrahim Kapısı projesi, Gazze’nin üretim bölgesi, limanı ve havalimanına Gazze Halkası (Gaza Ring) üzerinden bağlı; Mısır, İsrail ve Körfez İş birliği Konseyi (GCC) ülkelerindeki limanlara ise 7 numaralı proje olan İbrahim Altyapı Koridoru (Abrahamic Infrastructure Corridor) aracılığıyla bağlanacağı öngörülüyor.</p>
<p>Gazze Riviera&#8217;sı projesi ABD&#8217;de tartışmalı hale geldiğinden, hangi ülkelerin dahil olduğu ve rollerinin ne olduğu tam açıklanmadı. Dolayısıyla devasa maliyetlere sahip altyapı projelerini kimlerin finanse edeceği şimdilik belirsiz, aynı sebepten Körfez İş Birliği Konseyi ülkelerinin bazılarının doğrudan kendi limanlarına entegre edilen bu projeye nasıl baktıkları da muğlak. Fakat bazılarının, projeye kaynaklık etmesi beklenen 20 maddelik Barış Planı&#8217;nı memnuniyetle karşıladıklarına dair, içinde Türkiye&#8217;nin de olduğu dışişleri düzeyinde bir bildiri yayınladıklarını biliyoruz. <strong>(12)</strong></p>
<p>İbrahim Kapısı ve İbrahim Koridoru projelerinin ismi rastlantısal değil elbette. İsrail ve BAE ile Bahreyn&#8217;in öncü olduğu bazı Arap ülkeleriyle 2020 yılında imzalanan İbrahim Anlaşmaları&#8217;na göz kırpıyor ve geleceğe dair de fikir veriyor.</p>
<h2>İbrahim Anlaşmaları neden önemli?</h2>
<p>İbrahim Anlaşmaları, Ekim 2023&#8217;te başlayan Gazze soykırımından önceye dayanıyor. İsrail&#8217;in bölgesel çıkarları ve jeopolitik hedeflerine geniş bir meşruiyet zırhı sağlaması umulan bu anlaşma, 15 Eylül 2020&#8217;de ABD&#8217;nin arabuluculuğunda Beyaz Saray&#8217;da imzalanmıştı. <strong>(13)</strong></p>
<p>İsrail ve bazı Arap ülkeleri (Bahreyn, BAE, Fas, Sudan) arasında diplomatik ilişkilerin kurulması, bölgede normalleşme gibi resmi hedeflerle yapılsa da, esasen enerji, ulaşım, altyapı alanlarında bir dizi ekonomik projeye, yanı sıra İran karşıtı bir denge oluşturma ve bölgesel stratejik iş birliğini güçlendirme çabalarına yaslanıyor. Nihai olarak bölgenin İsrail&#8217;in jeopolitik hedeflerine bazı rantabl projeler karşılığında entegre olması anlamına geliyor.</p>
<p>Riviera planındaki 6 ve 7 numaralı iki proje de bu anlaşmaların geleceği ve hedefleri hesap edilerek biçimlendirildi. İbrahim Anlaşmaları&#8217;nın bir parçası olan Körfez ülkelerinin finanse ettiği ve uzun vadeli mali çıkar sağlayacağı her proje, bu anlaşmaların açtığı alanlarla birlikte İsrail&#8217;e de kalıcı bir aktör olma hakkı tanıyacak gibi görünüyor.</p>
<p>Gazze&#8217;nin demilitarizasyonu hedefi doğrultusunda aşamalı olarak bölgeden çekilmesi öngörülen İsrail&#8217;in, askeri varlığını geri çekmeye onay vermesi karşılığında yatırımları ve jeopolitik gücü aracılığıyla buradaki varlığını sürdürme ihtimali, varsayımın da ötesine geçiyor bu anlaşma sayesinde. Yani İbrahim Anlaşmaları bu anlamda katalizör görevi görebilecek, diplomatik kisveye bürünmüş enstrümanlardan biri. Nitekim, Gazze&#8217;nin yeniden inşasının emanet edildiği GREAT Trust adlı vesayet kurulu, sunumunda 10 yıllık vesayet planının sonunda Filistinlilerden oluşacak yönetiminin İbrahim Anlaşmaları&#8217;na katılacağı maddesine açıkça yer veriyor. Bir başka deyişle, geçici idari vesayet, bu rezerv maddelerle kalıcı siyasi ve ekonomik vesayete dönüşecek. (6)</p>
<p class="western" align="justify"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-3415" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/803381-423679005-1.jpg" alt="" width="1368" height="911" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/803381-423679005-1.jpg 1368w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/803381-423679005-1-300x200.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/803381-423679005-1-1024x682.jpg 1024w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/803381-423679005-1-768x511.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/803381-423679005-1-527x351.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/803381-423679005-1-1054x702.jpg 1054w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/803381-423679005-1-688x458.jpg 688w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/803381-423679005-1-1044x695.jpg 1044w" sizes="(max-width: 1368px) 100vw, 1368px" /></p>
<h2>GREAT Trust&#8217;ın şok doktrini</h2>
<p>Planın kuluçkası olan GREAT Trust (Gazze&#8217;nin Yeniden İnşası, Ekonomik Kalkınma ve Dönüşüm), Gazze&#8217;de savaş sonrası yeniden inşa için belirlenen idari modeli temsil ediyor. Sızan Gazze Riviera&#8217;sı projesinin çatı yönetişim kurumu da diyebiliriz. Yani şimdilik askıya alınmış görünen proje madalyonun mekansal yüzünü temsil ediyorsa, Trust da pekala bunun idari çerçevesi olarak görülebilir.</p>
<p>Bu yönetişim modeli, Barış Planı&#8217;nda belirtildiği gibi uluslararası nitelikte, apolitik/tarafsız teknokratlardan oluşan bir kurulun Gazze&#8217;deki idari işleri üstlenmesi için yaklaşık 10 yıllık bir vesayet/denetim süreci öngörüyor; savaş sonrasında Gazze’nin askerden ve &#8220;radikal unsurlardan arındırılması&#8221;, altyapının yeniden inşa edilmesini, ardından yerel bir Filistin yönetimine geçiş yapılmasını hedefliyor. <strong>(6)</strong></p>
<p>Eğer model hayata geçerse, yeniden inşa ve dönüşüm planını özel sektörün desteklediği mega projeler üzerinden yürütecek. Gazze Riviera&#8217;sı için, tam olarak bu tahayyülün şehir planı denebilir. Bu mega projelerin tamamı, Gazze&#8217;yi küresel pazarın mekansal uzvuna dönüştürecek şekilde titizlikle dizayn edilmiş. İsrail&#8217;in 1948&#8217;den önce başlayan ve 1967&#8217;deki Altı Gün Savaşı&#8217;nın ardından yoğunlaşarak devam eden yerleşimci mantığına piyasalaştırma süreçleriyle eşlik eden arazi satın alma ve inşaat projeleri, krizi hegemonyanın elverişli bir aracına nasıl dönüştürdüyse; Barış Planı&#8217;nda tarif edilen mega projeler de benzer şekilde bir şok doktrini olarak iş görebilir.</p>
<p class="western" align="justify"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-3418" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/GAZA.jpg" alt="" width="864" height="486" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/GAZA.jpg 864w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/GAZA-300x169.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/GAZA-768x432.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/GAZA-527x296.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/GAZA-688x387.jpg 688w" sizes="(max-width: 864px) 100vw, 864px" /></p>
<h2>Dijital mülksüzleştirme: Arazi tokenizasyonu</h2>
<p>Planda, inşa edilen konutların mülkiyetine ilişkin önerilen model, dijitalleşmenin yeniden biçimlendirdiği bir finansal sahipliğe yaslanıyor: &#8220;Arazi tokenizasyonu&#8221;.</p>
<p>Yerleştiriyor gibi yaparken tasfiye etme tehdidi olarak işleyen bu mülkiyet rejimi, halihazırda fiziksel varlığın (örneğin bir arazinin) dijital bir temsile —yani blokchain (blokzincir) üzerine kayıtlı bir kripto varlığa dönüştürülmesi anlamına geliyor. Arsa sahiplerine verilecek tokenlar; “modern şehirler&#8221;, yeniden yapılandırılmış konut imkanları vb. üzerinden asimetrik şekilde finans piyasalarına entegre ediliyor. <strong>(14)</strong></p>
<p>Tokenlar, fiziksel anlamda sahip olunan mülkün ya da toprak üzerindeki hakkın, GREAT Trust tarafından küçük hisselere bölünebilen dijital paylarını temsil ediyor. Yani 1 dönümlük arazinizin her bir metre karesi blokchain üzerinden değiştirilebilir, alınıp satılabilir likit hisselere çevriliyor. Özetle, yatırımcılara, fonlara veya bireylere satılabilir, devredilebilir, teminat gösterilebilir dijital hisselerin olduğu bir sistemden söz ediliyor.</p>
<p>7 Ekim 2023&#8217;ten bu yana yiyeceğe ve temiz suya dahi ulaşamayan Gazze halkının, dijital hisselere bölünen ve her bir token&#8217;ın değerinin piyasa değişkenlerine göre şekillendiği bu konutlardan herhangi birine sahip olma ihtimali var mı? Bu soruya verilecek yanıt, söz konusu projenin içeriğini ve teknik detaylarını tali hale getiriyor; mülkiyetin ve barınma hakkının fiilen yatırım fonlarının eline geçeceğini açıkça gösteriyor.</p>
<p>Somut varlıklar olan konutları ve toprağı kripto temsillere dönüştürmek bu haliyle; Filistin&#8217;de 1948&#8217;den de önce başlayan toprak satın alma, şiddetle göçe zorlama, faklı on yıllarda uygulanan yerleşim yasakları, yıkım ve inşaat projeleri ile aşamalı olarak mülksüzleştirme mantığının dijital bir hilebazlığa tercüme edilmiş halinden ibaret.</p>
<p class="western" align="justify"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-large wp-image-3421" src="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gazze-1024x576.jpg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gazze-1024x576.jpg 1024w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gazze-300x169.jpg 300w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gazze-768x432.jpg 768w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gazze-527x296.jpg 527w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gazze-1054x593.jpg 1054w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gazze-688x387.jpg 688w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gazze-1044x587.jpg 1044w, https://www.mefhumdergi.com/wp-content/uploads/2025/10/Gazze.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>&#8216;Özel Ekonomik Bölge&#8217;den barış kapitalizmine</h2>
<p>Donald Trump&#8217;ın 20 maddelik planının 11. maddesi, Gazze&#8217;nin tercihli tarifelerle bir özel ekonomik bölge statüsüne kavuşmasını öngörüyor. Bu, Trump&#8217;ın kurmaylarının gök kubbeden indirdiği bir kalkınma çözümü değil elbette. İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın ardından harabe haline gelmiş bazı şehirlerde kurulan özel ekonomik bölgeler, farklı yıllarda muhtelif amaçlara hizmet eden bir anahtara dönüştü.</p>
<p>Yeniden inşa meselesi, devletlerin önünde farklı sebeplerle bir siyasi zorunluluk olarak dursa da, maliyeti nedeniyle kâr-zarar sarkacında gidip gelen ve yan formüllerle sermayeyi iknaya ihtiyaç duyulan bir ekonomik külfet aynı zamanda. Dolayısıyla böyle bir kriz durumu ancak yön değiştirirse; yerli halk ve emek aleyhine yeni bir kriz yaratılır, o da coğrafyayı sermaye birikimi için yapay karlılık vahasına dönüştürebilirse uygulanabilirdi.</p>
<p>Aynı mantıkla, sömürgecilik sonrası dönemde Batı sermayesinin yeni üretim üslerine duyduğu ihtiyaç, 20. yüzyılın ortalarında “Serbest Ticaret Bölgeleri” (Free Trade Zone) ya da diğer adıyla “Özel Ekonomik Bölgeler” (Special Economic Zone) formülünü ortaya çıkardı.</p>
<p>ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa&#8217;da bazı ülkelere verdiği Marshall Yardımları, bu modelin uygulanmasında dolaylı da olsa bir manivela işlevi gördü. Her ne kadar “ihracata dayalı kalkınma” politikası gibi sunulsa da, bu sözde “kalkındırma” girişimlerinin asıl amacı; paranın küresel dolaşımı üzerindeki denetimin gevşetilmesi, emeğin ucuzlaştırılması, bölgesel sınıf kompozisyonunun yeniden şekillendirilmesi ve nihayet 1950–1970 arasında neoliberal dönüşüme zemin hazırlayacak pilot bölgelerin oluşturulmasıydı.</p>
<p>&#8220;Özel Ekonomik Bölge&#8221;ler, Soğuk Savaş döneminin ardından giderek yaygınlaşmadan önce askeri cuntalarla sınıf örgütlülüğü çözülen bazı Güney Amerika ülkelerinde de şedit biçimde uygulandı. Çin&#8217;de ise ironik duyuluyor ancak, rejimin kendini korumak adına rekabet gücünü artırmak için sosyalist planlı ekonominin sınırlarını esnetme denemesiydi. Devlet kontrollü bir sanayileşme reformu olarak iş gördü. Nispeten yakın zamanlı örneklerinden biri olan Dubai&#8217;de ise proje şehir yaratarak petrol dışı gelir elde etme ve küresel yatırımları ülkeye çekmenin katalizörü oldu. Serbest Ticaret Bölgeleri&#8217;ne Asya&#8217;da, Avrupa&#8217;da, Ortadoğu ve Kuzey Afrika&#8217;da pek çok ülkede rastlamak mümkün.</p>
<p>Bu bölgeleri &#8220;modern çağın yeni çitleme hareketi&#8221; olarak tarif eden David Harvey&#8217;e göre söz konusu model, kapitalizmin aşırı birikim sorununa coğrafyayı yeniden düzenleyerek ürettiği bir mekansal çözüm (spatial fix). Neoliberal kapitalizm böylece değer yaratmaktan çok, mevcut değerleri el değiştirerek, yani mülksüzleştirme yoluyla sermaye birikimi yaratarak büyür, merkeze hizmet eden yeni pazarlar yaratır. Kamuya ait veya toplumsal mülkiyetteki araziler özel statüye alınır, yabancı yatırımcılara tahsis edilir. Merkez ülkelerin yatırımcılarına tanınan vergi ve hukuki muafiyetlerle yerel halkın egemenlik hakları askıya alınır. Bu aşırı finansallaşmış kentsel rant ekonomisi, &#8220;yatırım çekme&#8221; ve &#8220;yeniden ayağa kaldırma&#8221; mitine indirgenerek doğallaştırılır.</p>
<p>Bu madde de benzer biçimde, el koyulacak tek şey olarak yıkımla dümdüz edilmiş toprakları kalan Gazze&#8217;yi, fetih sonrası ganimeti misali iştahla küresel tedarik zincirlerinin periferik üretim alanına dönüştürecek bir &#8220;barış kapitalizmi&#8221; tasarlıyor.</p>
<h2>&#8216;Geçici vesayet&#8217; ya da modifiye edilmiş manda rejimi</h2>
<p>GREAT Trust&#8217;ın sunumunda yer alan 10 yıllık vesayet sürecinin bitiş planı, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;de fiilen işgal biçimini alan varlığını çok uluslu şirketler ve yüksek teknoloji sermayesi eliyle resmileştirme hamlesi gibi görünüyor.</p>
<p>Barış Planı&#8217;nda yer alan, teknokratlar kurulunun Gazze&#8217;yi Filistinlilerden oluşan bir yönetime devretme sürecinin koşulları, Trust&#8217;ın sunumunda iki ana maddede özetleniyor:</p>
<p>• Vakfın varlıklarını korumak ve uzun vadeli istikrarı sağlamak için koruma mekanizmaları yürürlükte kalacaktır.</p>
<p>• Uzun vadeli mali destek karşılığında, vakfın bazı yetkileri elinde tutacağı bir “Serbest Ortaklık Anlaşması”nın (COFA) Gazze ile imzalanması olasılığı bulunmaktadır.</p>
<p>İlk madde, uluslararası sermaye gruplarının himayesinde olan Trust fonunun, Gazze&#8217;de yapacağı mega projelerin &#8211; ki projeler Gazze&#8217;deki altyapı, üretim, konut ve kentsel donatı alanlarının tamamını kapsıyor &#8211; &#8220;geçici&#8221; vesayetin (Trusteeship System) elinde kalacağını ve bu varlıkların korunması için dış kaynaklı askeri ve mali denetim mekanizmalarının kalıcı olacağını teyit ediyor. Oluşturulacak &#8220;koruma mekanizmaları&#8221;ndan kasıt nedir açık değil ancak Mısır, Türkiye ve ABD&#8217;nin de içinde olduğu ülkelerin asker göndereceği Barış Gücü&#8217;nün 10 yıl sonra biçim değiştirerek başka türden bir kalıcı askeri unsur olup olmayacağına dair soru işaretleri yaratıyor.</p>
<p>İkinci madde ise egemenlik paylaşımının ve sermaye vesayetinin kalıcılaşmasının hukuki zeminini oluşturuyor. Söz konusu &#8220;Serbest Ortaklık Anlaşması&#8221; (COFA), Gazze&#8217;de dış müdahalenin sürekliliğini garanti altına alan bir çerçeve anlaşma niteliğinde. Bu anlaşma &#8220;insani yardım, kalkınma ve yönetişim&#8221; kılıfında hem mali hem yönetsel kontrolü, fonu elinde bulunduran vakfın (Trust) amaçları doğrultusunda kurumsallaştırmayı hedefliyor.</p>
<p>Doğrudan sömürgecilik biçimlerinin sona erdiği 20. yüzyıl ortalarından sonra bazı post-sömürgeci (postcolonial) mekanizmaların hukuki zemini, ‘geçici vesayet sistemi’ aracılığıyla sağlandı. Vesayet sistemi yasal meşruiyetini BM anlaşmalarından, ‘ekonomik vesayet’ ise Dünya Bankası (World Bank) ve IMF anlaşmalarından alıyor.</p>
<p>Her ikisi de manda sisteminin bire bir karşılığı olmasa da, &#8220;medeniyet taşıma&#8221; ideali ile &#8220;insani yardım ve kalkındırmayı&#8221;, &#8220;yerel halk adına dış idare&#8221; ile &#8220;geçici vesayet&#8221;i, &#8220;toprak&#8221; ile ‘&#8221;fonlar, mega projeler ve altyapı projeleri&#8221; arasında zamanın ruhuna uygun bir yer değiştirme yaparak sömürge kanunlarının izlerini hatırlatıyor.</p>
<h2>Küresel nekropolitika laboratuvarı</h2>
<p>Çağdaş siyaset literatürüne girmiş modern devlet tanımının temellerini atan Vestfalya Barışı&#8217;ndan bu yana; devletlerin birbirlerinin sınırlarını tanıdıkları (interstate sovereignty) ve kendi sınırlarında işleyen nüfusu sevk ve idare yetkisiyle (domestic sovereignty) donatıldıkları egemenlik vasfı, 20. yüzyılın ikinci yarısında İsrail için neredeyse bir istisna statüsü kazandı.</p>
<p>Bu normların tümünü altüst eden yerleşimci egemenlik; topraklarının sınırlarını mobil ayrım duvarlarıyla, askeri operasyonlarla, kontrol noktalarıyla, yerleşimci saldırılarıyla ve mekansal projelerle genişletiyor. Bunu yaparken yalnızca canlı nüfusu sevk ve idare ettiği, modern devletlerin tipik biyopolitik araçlarını kullanmıyor, ölümü de mekansal politikalarla pay ettiği; tarım arazilerini yok ettiği (ekokırım), yaşayanları mülteci kamplarına hapsettiği, hayatı ölüme yakınsayan bir yoksunluğa seferber ettiği politikalarla mekanı dizayn ediyor.</p>
<p>Achille Mbembe&#8217;in <em>nekropolitika</em> kavramsallaştırması, bu tertibatı yalnızca toprak ve nüfusun kontrolü olarak değil; zamana, harekete, hatta görünürlüğe hükmetme biçimi olarak tarif eder.</p>
<p>Mbembe&#8217;e göre bu düzeneğin İsrail&#8217;in politikalarında somutlaşan hali, herhangi bir modern egemenlik biçimini de aşındıracak ölçüde ölümün sistematik olarak üretildiği ve yönetildiği politik alanlardır. Bu sayede “Bedenler öldürülmeden öldürülür; hayatın kendisi ölümün uzatılmış biçimine dönüşür.”</p>
<p>Batı Şeria&#8217;da, Gazze&#8217;de yıllarca teknoloji sermayesinin imkanlarıyla desteklenen mekansal projelerin tamamı da, bu anlayışın bir ikrarı olarak daha sona başka sahalarda kullanılmak üzere &#8220;verimliliği&#8221; sınanan savaş ve gözetim taktiklerinin küresel kârlılık zincirine entegre edildiği bir ölüm laboratuvarı gibi görüldü.</p>
<p>Manzaranın bütünü, boyun ile kılıç arasında iyice daralan mesafenin cellat kütüğü ile  sağlama alınmaya çalışıldığını ortaya koyuyor.</p>
<p><em><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">Editör notu: * Fotoğraf, Gazze&#8217;nin ilk fotoğraf stüdyosu Photo Kegham&#8217;ı açan Filistinli Ermeni fotoğrafçı Keğam Ceğalyan&#8217;a (Kegham Djeghalian) aittir. Ceğalyan&#8217;ın hayatına ilişkin detaylı bilgi için bkz: <a href="https://www.agos.com.tr/tr/yazi/32013/kirmizi-kutulardan-cikan-gazze">https://www.agos.com.tr/tr/yazi/32013/kirmizi-kutulardan-cikan-gazze</a></span></span></span></em></p>
<p><strong>Kaynakça:</strong></p>
<p>1. Klein, N. (2008). Şok doktrini: Felaket kapitalizminin yükselişi (A. Ersoy, Çev.). Agora Kitaplığı.</p>
<p>2. Harvey, D. (2003). The new imperialism. Oxford University Press.</p>
<p>3. Mbembe, A. (2019). Necropolitics. Duke University Press.</p>
<p class="western" align="justify"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR"><b>Metindeki resmi kısaltmalar:</b></span></span></span></p>
<p><strong>COFA</strong> → Compact of Free Association (Serbest Ortaklık Anlaşması)</p>
<p><strong>OHCHR</strong> → Office of the United Nations High Commissioner for Human Rights (Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği)</p>
<p><strong>GHF</strong> → Gaza Humanitarian Foundation (Gazze İnsani Yardım Vakfı)</p>
<p><strong>GREAT Trust</strong> → (Gaza Reconstitution, Economic Acceleration and Transformation Trust) / Gazze Yeniden Yapılanma, Ekonomik Hızlandırma ve Dönüşüm Fonu</p>
<p><strong>GCC</strong> → Gulf Cooperation Council (Körfez İş Birliği Konseyi)</p>
<p><strong>IMEC</strong> → India- Middle East- Europe Economic Corridor (Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru)</p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">1.</span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.bbc.com/news/articles/c70155nked7o"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://www.bbc.com/news/articles/c70155nked7o</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">2. </span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.youtube.com/watch?v=VugLJR5afLY"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://www.youtube.com/watch?v=VugLJR5afLY</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">3.</span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.aljazeera.com/news/2025/9/30/have-trump-and-netanyahu-really-agreed-on-a-gaza-peace-plan-key-takeaways"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR"> https://www.aljazeera.com/news/2025/9/30/have-trump-and-netanyahu-really-agreed-on-a-gaza-peace-plan-key-takeaways</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">4. </span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.aljazeera.com/news/2025/9/30/have-trump-and-netanyahu-really-agreed-on-a-gaza-peace-plan-key-takeaways"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://www.politico.eu/article/global-fury-builds-over-donald-trump-plan-turn-gaza-middle-east-riviera/ / https://gazeteoksijen.com/financial-times/bcg-filistinlilerin-somaliye-tasinmasini-onerdi-249007</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">5. </span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://docs.un.org/en/A/HRC/59/23"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://docs.un.org/en/A/HRC/59/23</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">6. </span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.washingtonpost.com/documents/f86dd56a-de7f-4943-af4a-84819111b727.pdf"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://www.washingtonpost.com/documents/f86dd56a-de7f-4943-af4a-84819111b727.pdf</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">7. </span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.indyturk.com/node/766125/d%C3%BCnyadan-sesler/rothschild-ve-trump%C4%B1n-planlar%C4%B1-aras%C4%B1nda-gazze-rivieras%C4%B1-finansman-ve"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://www.indyturk.com/node/766125/d%C3%BCnyadan-sesler/rothschild-ve-trump%C4%B1n-planlar%C4%B1-aras%C4%B1nda-gazze-rivieras%C4%B1-finansman-ve</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">8. </span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.business-humanrights.org/en/latest-news/israelopt-companies-linked-to-rebuild-gaza-plan-presented-to-trump-administration-claim-no-knowledge-or-involvement-with-the-plan/"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://www.business-humanrights.org/en/latest-news/israelopt-companies-linked-to-rebuild-gaza-plan-presented-to-trump-administration-claim-no-knowledge-or-involvement-with-the-plan/</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">9.</span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.aljazeera.com/news/2025/9/30/have-trump-and-netanyahu-really-agreed-on-a-gaza-peace-plan-key-takeaways"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR"> https://www.middleeasteye.net/news/can-jared-kushners-investment-firm-connect-gulf-money-and-trump-gaza-plan</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">10. </span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://mr.gov.il/ilgstorefront/en/news/details/111222"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://mr.gov.il/ilgstorefront/en/news/details/111222</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">11. </span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.youtube.com/watch?app=desktop&amp;v=uQCazCId_9o"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://www.youtube.com/watch?app=desktop&amp;v=uQCazCId_9o</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">12. </span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.aljazeera.com/news/2025/9/30/have-trump-and-netanyahu-really-agreed-on-a-gaza-peace-plan-key-takeaways"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://mofa.gov.pk/press-releases/joint-statement-by-the-foreign-ministers-of-jordan-united-arab-emirates-indonesia-pakistan-turkiye-saudi-arabia-qatar-and-egypt</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">13.</span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.aljazeera.com/news/2025/9/30/have-trump-and-netanyahu-really-agreed-on-a-gaza-peace-plan-key-takeaways"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR"> https://www.state.gov/the-abraham-accords</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">14.</span></span></span><span style="color: #000080;"><u><a href="https://www.france24.com/en/live-news/20250831-us-would-control-gaza-displace-all-its-people-under-new-plan-report"><span style="font-family: Calibri, serif;"><span style="font-size: medium;"><span lang="tr-TR">https://www.france24.com/en/live-news/20250831-us-would-control-gaza-displace-all-its-people-under-new-plan-report</span></span></span></a></u></span></p>
<p class="western">
<p><a href="https://www.mefhumdergi.com/boyun-ile-kilic-arasinda-gazze-rivierasi-isgalin-kuresel-yeniden-insasi/">Boyun ile kılıç arasında&#8230; Gazze Riviera&#8217;sı: İşgalin küresel &#8216;yeniden inşası&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.mefhumdergi.com">Mefhum</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
