Şanlıurfa’nın Bozova ilçesi, Harran Ovası’nın işçi çocuklarından biriydi Muhammed Kendirci. 2009 yılında, Kendirci ailesinin en küçüğü olarak dünyaya gelmişti. İki ablası vardı, biri 21 diğeri 17 yaşında. Küçük olması nedeniyle hem annesi hem de ablaları tarafından gözden sakınılarak büyütülmüş. Babası Ahmet Kendirci 46 yaşında, 96’dan beri berber dükkanı işleten bir esnaf. Aslen Urfalılar, geçimlerini berber dükkanından gelen parayla sürdürüyorlardı. Muhammed’in ablalarından küçük olanı, kürek çekme dalında Türkiye derecelerine sahip sporcuydu. Annesinin aktarımına göre Muhammed de ablasına öykünüp, beden eğitimi öğretmeni olma hayali kuruyormuş. Ancak, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) adı altında işçi olunca hayalleri de ‘kaderi’ de değişmiş.
Urfa’nın çocukları ya kendi topraklarında ya da mevsimlik göçle işçileşirler. Çocuk hak ihlallerine ilişkin hazırlanan raporlarda Urfa genelde ilk sırada yer alır. Fakat bilinir ki çeşitli kentlerde hayatını kaybeden çocuklar arasında mevsimlik Urfalı işçilerin çocukları yoğundur. Böyle bir hayatın içerisinde bir de kamu, özel iş birliğiyle organize edilen MESEM’ler de bugün 500 binden fazla çocuk işçi. 2016 yılından itibaren hayata geçirilen bu sistemde bugüne kadar en az 16 çocuk hayatını kaybetti. Muhammed Kendirci bunun son örneği oldu.
‘Okumayanlar çeteye bulaşıyor’
Anne Kendirci, çocuğunun geleceğine ilişkin konuşurken, “Kim çocuğunun okumasını istemez ki” diye sitemini belirtiyor. Baba Kendirci de oğlunun MESEM’e gitmesine onayı kendisinin verdiğini ekliyor. Nedeni ise kendince çok basit: “Okumak istemiyordu. Ben de çalışsın diye MESEM’e gönderdim. Okul okumayanlar serseri oluyor, uyuşturucuya bulaşıyor. Çete mete görüyorsunuz işte.”
‘Hangimiz öyle değil ki’
Her ne kadar devlet projesi olsa da çalışma saatleri uzun. Seher vaktinden hemen sonra başlayan mesai, güneş battıktan sonra son buluyormuş. Bu bir şikayet gerekçesi dahi değil. Çünkü “çalışmak” böyle bir şey. Baba Kendirci de kendisinin çocukluktan beri çalıştığını söylüyor: “Hanginiz öyle değil ki? Ben berberliği anamın karnında öğrenmedim. Çırak olarak başladım sonra kendi dükkanımı açtım.”
‘Göz bebeğimizdi’
Baba Kendirci, oğlu için “Sessiz bir çocuktu. Arkadaşlarıyla, ustasıyla arası iyiydi. Evden işe, işten eve gider gelirdi. Çok sosyal değildi. Annesi ve ablalarıyla çok iyi geçinirdi. O bizim göz bebeğimizdi” diyor.
‘Önce stajı bitir’
Liseye geçince okulla arasındaki mesafe açılmaya başlamış. Çalışmak istediğini ailesine söylemeye başlamış. Çalışma hayatına girişi de böyle başlamış. Baba Kendirci, “Okul okumak istemiyorsa çalışır, bu her yerde böyle değil mi?” diyor.
Atölyede çırak olarak başladı işe. Akşam işten geldiğinde yemeğini yer köşesine çekilirmiş. Çalışmaktan şikayet etmezmiş. Babasına oto yıkamacı açmak istediğini söylemiş Muhammed Kendirci, babası da “Tamam oğlum, önce stajı bitir, sonra” yanıtını vermiş.
14 Kasım 2025 Pazartesi, her zamanki gibi evden çıktı Muhammed. Saat 16.00 civarında aileye haber verildi: “Muhammed yaralandı.”
5 gün yoğun bakımda kaldı; iç organ hasarı, çoklu yetmezlik… 19 Kasım’da da hayatını kaybetti.
Cenazesi 19 Kasım’da Bozova Güllü Gül Camii’nden kaldırıldı. Soruşturma devam ediyor. Olay kapsamında H. A. tutuklandı. Dosyaya gizlilik kararı getirildi; hastanede 1 hemşire ve 2 temizlikçi açığa alındı.