“Bir köpek sahiplendim hayatım değişti” ifadesini filmlere ya da romanlara konu bir cümle sanıyordum. Değilmiş… Yaklaşık 2 yıl önce barınaktan sahiplendiğim küçük kör bir köpek hayatıma ve kendime dair bildiğim hemen hemen her şeyi değiştirdi. Bunların neler olduğunu yazmak ayrı bir yazının konusu. Özetle ne ben ne evim ne de kariyerim artık eskisi gibi değil… İyi ki’lerin bol olduğu bir hikaye bu.
Patidio işte tam da eskinin değişmek ve yeni bir şeye evrilmek zorunda kaldığı böyle bir ortamda doğdu. Hayvan hakları odaklı bir haber sitesi olan Patidio, hayvanları haberlerin öznesi haline getirmeyi amaçlıyor.
Haberlerde son yıllarda hele ki ‘katliam yasası’ sonrası ‘kriminal’ vakalarla ele alınan hayvanlar, başka bir bakışı, anlayışı, kabulü hak ediyor. Birlikte yaşamı savunmanın en temel ve hayati parçalarından biri.
Siyaset dili şiddetin biçimlerini de şekillendiriyor
Türkiye’de toplumsal yaşam siyasetin güdümünde. Siyaset dili ve tercihleri bizim de şehrimizde, mahallemizde, evlerimizde nasıl yaşayacağımızı belirleyen unsurlardan biri. Keşke olmasaydı ama maalesef şu anki gerçekliğimiz bu. Nefret dili yeri geliyor trafikte bir magandanın bıçağına, bir kadına doğrultulan silaha, bir çocuğa gösterilen sopaya, göçmeni mahallesinden süren taşa, ‘istenmeyen’ ilan edilen herkese gösterilen kelepçeye dönüşüyor.
Hayvanlar bu şiddet sarmalının neresinde? Ülkenin farklı yerlerinde kimsenin bilmediği çukurlarda, üst üste alt alta yaşadıkları barınaklarda, terk edildikleri ormanlarda, bir avuç insanın yaşatmak için koyduğu klinklerde, yine o insanların korumasıyla sokaklarda…

Haneke’den Hayırsız Ada’ya
Haneke, filmlerine uzanalım, özellikle birine… 1992 yapımı Michael Haneke’nin Benny’s Video adlı filmi bir çiftlikteki domuzun Benny adlı çocuğun gözleri önünde öldürülmesiyle başlar. Bu öldürülme anı, videolara saplantılı Benny’nin ileri geri sarıp defalarca izlediği bir ‘görsele’ dönüşür. Öldürmenin sıradanlığı, bir süre sonra o domuzun ailenin sofrasındaki tabaklarda olacağı gerçeği pek çok kırılmayı da beraberinde getirir. Benny’nin filmin ilerleyen bölümlerinde işleyeceği cinayetin sıradanlığı ve sebepsizliği için sembol olur. Bu bir film, gerçek hayat öyle mi?
Gazete Duvar için Hayırsız Ada vakası ile ilgili yaptığım bir röportajda Dört Ayaklı Şehir’in kurucusu Mine Yıldırım şöyle demişti: “Cezasızlıkla, neyin istismar edileceğine, zarar verileceğine, dışlanacağına, öldürüleceğine, hangi varlıkların hayatının makbul olduğuna, hangilerinin ıskartaya çıkartılacağına, sürgün edilebileceğine dair sinyaller verirsiniz.”
Şiddet ilk önce kendini en zayıf olarak gördüklerinde test ediyor olabilir mi?
Yaşam katmanın en altında bıraktığımız hayvanlar, bizlerin nasıl bir insan, toplum, ülke ve dünya olacağımızın da en önemli işaretçisi. Bahçesinden kaçırılıp cinsel istismara uğrayan Lucy’nin faili serbest. Eros’un öldüğü tekmeleri güvenlik kameraları kaydetti. Cezve de onu kuyruğundan tutup yere çarpan saldırganından kaçmayı başaramadı. Onu da kameralar kaydetti. Sivas’ta yavru köpeğe elindeki sopayla bütün kemiklerini kıracak kadar vuran da cep telefonu kamerası ile kaydedildi. Hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşti. Kanıksadığımız ve hak olduğunu düşündüğümüz bu şiddet ilk önce kendini en zayıf olarak gördüklerinde test ediyor olabilir mi?
Patidio, tüm bu sorular, sorunlar, tartışmalar çevresinde hayvanlar için gazetecilik yapma iddiası taşıyor. Ne sadece sevimli tüylü yaratıklar ne de kendilerini ifade edemeyen ‘sessiz kullar’. Dinlemek ve görmek isteyene anlatacakları çok. Biz sadece buna hazırız…